·56 syf.····Okunma: 04 Şubat 2022 13:06 Stefan Zweig’in öykülerinden mutlaka okumuşsunuzdur. Zweig, genellikle eserlerini ağır bir dille, yoğun anlamlarla ve hikayelere gizlenmiş derin felsefi düşüncelerle süsleyerek yazar. Bu öyküsünü ise, diğer eserlerinden genel anlamda ayıran şey, dilini açık-seçik kullanması, herkesin anlayabileceği olumlu bir üslup tercih etmesidir.
Zweig yine felsefeden ve eleştiriden ödün vermiyor, ilahi kanunları sorguluyor ve anlamaya çalışıyor, insanların binlerce yıllık geçmişiyle gelenekleşen kanunlarını eleştiriyor ve bu kanunların hükmünü araştırıyor. Yazar tüm bu anlam arayışını ya da başka bir tabirle “değer” yargılarını araştırırken son derece açık ve akıcı bir hikayeyi bizlere sunarken bir yandan da son derece ustalıkla kullanılmış diliyle hikayeyi bizleri ortak ediyor.
Sık sık Zweig okuyan kendi çapında bir düşünür olarak, bana kalırsa, Zweig’in bu eseri diğerlerinden farklı bir tema ve hava içermesi sebebiyle kesinlikle okunacaklar listesine eklenmeli. Açıkçası ben, dinlenmek için elime aldığım bu öyküyü tamamlayana kadar bırakamadım, sayfaları yutarcasına okudum. Okurken keyif alacağınız, dersler, işler, sorumluluklar arasında dinlenmek için okuyabileceğiniz tatlı niyetinde bir eser. İyi okumalar dilerim.