·148 syf.····Okunma: 12 Şubat 2022 09:15 Kitabın daha ilk iki sayfasında başlıyor ruhsal kayboluş. Yazar, girizgahı kendi diliyle yaptıktan sonra baş karaktere bırakıyor sözü ve son bölüme kadar Devran'dan dinliyoruz insan psikolojisinin nasıl alt üst olabileceğini ve o psikoloji ile daha ne kadar kaybolunabileceğini.
Fiziksel hastalıklar gibi ruhsal hastalıklar da daha ilk belirtiden itibaren kontrol altına alınıp tedavi edilmezse çığ gibi nasıl büyür ve büyüdükten sonra insan kendi sınırını nasıl zorların hikayesidir Kaybolan Devran. Kurgu, yine sert ve samimi anlatım tarzı kitabı okurken birebir yaşamama sebep oldu. İstisnasız her mekanda ve olayda kendimi Devran'ın yanında sesssiz sakin onu gözlemlerken buldum. Sadece Devran değil, amcası Sultan ve Komutanı Hasanla birlikte aynı ruhsal travmaları, hastalıkları tedavi edilmemiş kadınlar yüzünden yaşayan üç adamın başından geçen akıl almaz olayların sonunda kitap bittiği zaman kocaman bir boşluğa düştüm. Benim çok sevdiğim ve benimsediğim roman karakterleriyle aramda hastalıklı bir bağ var. Karakter kişilikleri gibi karakter isimleri de özel ve bana göre anlatılan hikayeyle bağlantılı seçilmiş isimler.
Babamın Gözyaşları kitabını da aynı samimi hislerle okumuştum. Hikayeler de çok güzeldi ancak romanın tadı çok başka olmuş. Kısacık kitapta bir kamyon dolusu his, olay ve macera. Kitabı okurken elleriniz terleyebilir, sıcak basabilir, üşüyebilir ve istemsizce ağlama krizine girebilirsiniz. Keşke ilk sayfada bununla ilgili bir yasal uyarı olsaydı. Kalemle alakası yok, yazarın yüreğine hislerine ve aklına sağlık. Yazı yeteneğinden ziyade üstün hislerle yazılmış bir roman. Yoksa bu kadar etkilemesi mümkün olmazdı. İlk kitaptan beri başarılarınız daim olsun diyorum. İnanıyorum. Olmuş.