·164 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Ocak 2022 00:00 Eskiden duvarlarla konuşurduk. Duvarlar anlatırdı memlekette olup bitenleri. Güç kavgası onların üzerinden yapılırdı. Onların rengi yansırdı insanların yüzlerine.
Duvarları yıkmışlar... Tarihin sonu.
'Mustafa Kutlu' demek memlekete dair meseleler, unuttuklarımız, insanın içine yolculuk, Anadolu insanı, gelenek, medeniyet ve geçmişe yolculuk demektir.
Bu eserinde Kutlu, içinden çıkamadığı "memleket meselelerine" karşı huzursuzlanan, tıklayan bacağından ve yakın dönemdeki sorunlarımıza hitaben gözlemlerini okuyucusuna aktarıyor. Maneviyatın kaybolduğu, her şeyin maddeye döküldüğü günümüze hitaben, adeta kanayan yaralarımıza parmak basıyor.
Hikâye, başkahraman olan Ömer Faruk'un, okumak için gittiği yurtdışından, memleketi İstanbul'a dönmesi ile başlıyor ve Ömer Faruk, memleketine döndüğünde hiçbir şeyin bıraktığı gibi kalmadığını görüyor.
Ömer Faruk'un babası Tıp profesörü, annesi ise arkeoloji doçenti olan muhafazakâr bir aileye sahiptir. Dede ve Fatma anne (babaannesi) bir de kız kardeşinin olduğu muhafazakâr! bir aile.
Burada muhafazakâr bir aile olduğunu vurguladım, çünkü Mustafa Kutlu bu kavramı, kaypak bir tabir olarak dışarıdan gelen unsurlardan olduğunu ifade ediyor ve Açıklıyor... "İhtilalvâri köklü değişikliklere tepki, eski kurum, gelenek ve teamülleri muhafaza, modernleşme karşıtlığı, kültürel ihyacılık gibi ana yönelişleri olan ideolojik ve siyasi akım."
"Biz bir medeniyet değişimi yaşadık. Cebrî veya isteyerek. Babamın hem oruç tutup hem Tıp Balosuna gitmesi bu tepeden inen mecburiyetin eseridir. Sofular ona "Cuma Müslümanı" derken, alafranga muhit muhafazakâr olarak damgalamış. Bu ülkemizin ve insanımızın yaşadığı uzun sürmüş bir kırılmadır. İleride nasıl bir biçim kazanır, yaşayanlar görecek. Sosyal hayat şimdilik bir karmaşa hâlinde. Biz yılbaşı kutlaması yapıyoruz, bizi gavur âdeti uygulamakla suçlayan komşumuz ise ganyan bayisidir. " (ne kadar güzel izah etmiş. düşündürücü...sorgulayıcı..)
Memleketteki özentilik sonucu değişen şeyler, benliğini kaybeden insanlık, kaybetmeye, yok edilmeye yüz tutmuş medeniyetimiz ve hayal kırıklığı... işte bu eser tam olarak bu konu başlıkları altında yazılmış.
Esselâm