·481 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Şubat 2022 00:38 Günlerden 14 Şubat.. Saatimiz de 00:48 i gösteriyor. Kitabı bitireli dakikalar oldu. Hem de bu özel günde.. Gökyüzünde Nadia nın işaret aradığı gibi ben de bu tesadüfte bir anlam arasam bence hiç de yanlış olmaz.. Daha önce hiçbir kadının ağzından başlamamıştı okuduğum roman, önce garipsedim ilk kez karşılaştığımdan ama biraz zaman geçtikten sonra “Maya’ya” dönüştüm. :) mutlaka okuyunuz sevgili okur arkadaşlarım. İçim buruk.. Aşktan, yaşanılmayan, sürüncemede kalan her şeyden. Doğaldır herhalde.. Böyle özel bir gün ve ondan da özel kitaptan dolayı değil mi ama? Varsın buruk olsun da, yanlış insanla olmayalım şu kısacık ömrümüzde, her şeyi saf, aşk dolu yaşamak varken, saklayalım yüreğimizi yine kendimiz gibisine..
Ancak bir benzerim öldürebilir diyordu bir başka yazar.. Tema hep aynı farkettiyseniz, asıl farklılıklar koşullarda gerçekleşiyor.. Sonunda sonsuza dek sürüyor da dünyadaki vadesi tamamlanınca meğer böyleymiş.
Sürükleyici, insana aşkı hatırlatan, geçmişini sorgulatan, yanlışı yüzüne çarpa çarpa vuran bir kitapmış meğer. Dayatılmış, unutturulmuş tarihimizi hatırlatırcasına yazılmış
Yalnızca bir kısmı hem de. Kim bilir daha neler vardı bilmediğimiz. Bu satırları yazarken, Schubert Serenade çalıyor fonda.. Gönül isterdi ki Nadia ya yazdığı notaları bulmak.. Ama bu kadarı da kâfi.. İşledi ruhuma ilmek ilmek. Kitabı okurken yaşıyorsunuz. Çok başarılı.
En güzel alıntıyla incelememi bitirmek istiyorum:
"Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!"
"Peki, sen ne görüyorsun bakalım?"
"İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan."
Serenad / Zülfü Livaneli