·140 syf.····Okunma: 15 Şubat 2022 11:28 -Spoiler-
Kendi hayatıma ait birkaç yazınında bulunduğu bir incelemedir. Eğer okuyup vaktinizi bana ayırdıysanız size çok teşekkür ederim öncelikle.
Ben şiir zevki ikinci yenilere çok uzak olan bir insanım. İkinci yenilerin yazdıklarını pek anlamlı bulmam ve sevmem. Herkese de saygı duyarım. Nilgün Marmara'nın bu kitabını bana sevdiğim kadın hediye etmişti. 3 sene önce edebiyat ile ilgim olmadığı için bu saçma şiirleri okuyup vakit kaybedemem dedim. Ve o benden ayrıldı . Geriye kalan hatıralardan biri bu kitap. Onun için okudum. Ve yine şiirlerinde bir anlam sezemedim. Kişisel zevkimden dolayı , ben şiirde kafiye ararım ; kafiye yoksa en azından bir olayı , bir durumu , bir duyguyu işlemeli diye düşünürüm. Cemal Süreya'nın sadece "Biliyorum sana giden... Ve aşk " şiirini beğendiğim gibi kafiye olmasa da bir anlam yüklü olması gerektiğini düşünürüm.
Nilgün Marmara'nın hayatını az araştırınca beni derinden etkileyen bir şey oldu. Onu bana yakınlaştıran. Çünkü 21 yaşında olmama rağmen belki de 7 yaşından beri manik depresyon ile hala mücadele ediyorum. Belki şiirleri bana yakın veya anlamlı gelmemiş olabilir. Kişisel zevk meselesidir şiir. Ama diğer kitaplarını büyük bir zevkle okuyacağıma inanıyorum.
Bu inişli-çıkışlı hayatı benim hayatımla özdeş gibi gitmesi beni kendine yaklaştıran en büyük etken oldu. Sevdiğim kadın olmasa belki de onu bugün hiç tanımayacaktım. Sevdiğim kadın gitti fakat bana Nilgün Marmara gibi bir derdime ortak dost bıraktı geriye.
Bu kitabı okumadan önce Nilgün Marmara'nın kimseye , hiçbir şaire hiçbir yazara benzemediğini belirtmek isterim. Bu yüzden ki ilk önce kendisini tanımak lazım. Yazılarını mektuplarını ve onu intihara sürükleyen o tezini okuyup analiz etmek bu şiir kitabını anlama noktasında bir nebze olsun yardımcı olacağına inanıyorum .
Kendimin sonunun da böyle olacağını düşündüğüm ve böyle olacağıma inandığım için Nilgün Marmara bana daha da yakın bir dost oluyor. Yalnızlığım , depresyonlarım , bipolar bozukluğum , anksiyetem ve bunun üstüne bütün hayatımı , hayallerimi , geleceğimi onun üstüne kurduğum kadının beni neden bile belirtmeden terk edip gitmesi belki de beni sonuna yaklaştıran en büyük etkenlerden.
Bazı insanlara daha fazla önem verilmesi gerekir; Nilgün Marmara gibi. Belki de onu bu derece intihara sürükleyecek şey o zamanki psikolojik tıbbın günümüz kadar gelişmemesi ve inançsal eksiklik olduğunu düşünebilirim. Ama ikinci dediğimi daha onu tanimadigim için soru işareti olarak bırakıyorum. İnançlı biri olmama rağmen bu yalnızlık ve manik depresif ataklar son dönemlerde çok arttı. Sevdiğim kadının beni terk etmesinden sonra. İlk defa gerçekten intihar etmeyi günlerce düşündüm . Belki de Nilgün Marmara bu yüzden bana çok yakın bir dost.
İnceleme yazarken birkaç kelime bile yazamam diye düşünmüştüm ama çok uzun yazmışım. Sevdiğim kadına kısa bir seni seviyorum yazmaya gece kendimi uyandırdığım ama saatlerce yazı ve mektup yazarak uyandigim zamanlar gibi uzun olmasa da biraz uzun bir yazı oldu.
Eğer buraya kadar okuduysanız hepinize minnettarım. Tavsiyem şudur ki Nilgün Marmara'nın şiirlerinden önce hayatını araştırmanız ve en son şiirlerini okumanızdır.