Dikkat
Bu kitap yıllardır aklımda birinin "bir ergenin anlattığı safsatalar okuma bence zaman kaybı" cümlesiyle kalmış. Kitaplar hakkında böyle keskin cümleler kurulmasını çoğu zaman doğru bulmam -o işin piri değilseniz eğer- esere gelecek olursak:
Aslında temelde bir yas sürecinin yansımalarını görebiliriz. Kardeşini kaybeden Holden okulda, sosyal hayatta savruluşlarını ve iç hesaplaşmalarını birinci ağızdan anlatır. Kitabın başlangıcında Holden'ın davranışlarını anlamsız bulursunuz, o kısma kadar.
O kısım benim için Holden'ın mezarlık ziyareti anısıydı mezarlığa yağmur yağdığında kaçışan insanlardan bahsediyordu, kaçıp yemek yiyebilirler, radyolarını açabilirler, ama Allie yani kardeşi bunu yapamazdı. Yine aynı kısımda yağmurun Allie'nin mezarında karnının üstündeki çimlere yağdığından bahsediyordu...
İnsanın içine işleyen bir çarpıtma.
Holden birçok insanla sohbet eder kitap boyunca çoğunda eleştirecek bir şeyler bulur kendisini ve karşısındakini -çoğu zaman kendisini de acımasızca eleştirir- Holden bir tek küçük kız kardeşi Phoebe'ye karşı saf duygularını açığa çıkarır, ona karşı takındığı merhameti okurken hissedebilirsiniz.
Sonu bir bakıma güzel, demem o ki Holden ile bir bağ kurabilirseniz söyledikleri safsata gibi gelmeyecektir:) keyifli okumalar.