Gönderi

Puan vermedi·247 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2022 19:11
Andrey Tarkovski SSCB'nin yetiştirdiği uluslararası bir çok ödülü olan sinema yönetmeni. Dönemin ünlü şairlerinden Arseniy Tarkovski'nin oğludur. Tarkovski'yi uzun zaman önce seyrettiğim filmler ile tanıdım. Sinema dünyasının önemli yönetmenlerinden biri olmasına rağmen ülkesinde bile yasaklanan filmleri, ödül almasın diye yapılan engellemeler ile dolu bir hayatın içinde sıradışı olmayı başarmış, kendi idealleri yolunda tavizsiz yürümüş ve sanatına imzasını kazıyarak atmış biri olarak saygıyı hakkediyor. Tarkovski benim için olduğu kadar onun eserlerini takip edenler için de sadece bir film yönetmeni değil felsefesi olan bir düşünce adamıdır. Mühürlenmiş Zaman, genel olarak Tarkovski'nin yapmış olduğu filmler hakkında sinema ve felsefesine dair yazılarından oluşmakla birlikte sinema tarihinin ve çağının önemli yönetmenleri, filmleri kadar edebiyat dünyasının da yazar ve kitapları hakkında düşüncelerine yer veriyor. Zaten kitabın adını gören bir çok okuyucu Marcel Proust'u ve "Kayıp Zamanın İzinde"yi gülümseyerek anmış olmalı, ki Tarkovski de bunu yapmadan geçmiyor kitabında. "Zaman ise bir durumdur. Ve bir ateş ki insan ruhunu mesken tutmuş semender yaşar içinde." Tarkovski'nin felsefesini ve dünyaya bakışının en güzel ifadesini onun satırlarından paylaşmak istiyorum, biraz uzun olsa da yaptığı tahlil okunmaya değer; "Doğu her zaman ebedi gerçeğe Batıdan daha yakındı, ama Batı uygarlıkları maddi hayat beklentileriyle Doğuyu yutuverdi. Bunu anlamak için Doğu müziğiyle Batı müziğini karşılaştırmak yeter de artar bile. Batı: "İşte ben buyum!" diye bağırıyor. "Bana bakın! Dinleyin, acı çekmeyi ve sevmeyi bir tek ben biliyorum! Yalnız ben hem mutsuz hem mutlu olabiliyorum! Ben! Ben! Ben!" Doğu ise kendisiyle ilgili tek bir kelime söylemez. Kendini, Tanrı'nın, doğanın, zamanın içinde tamamen kaybeder, kendini onlar içinde yeniden bulur. Her şeyi kendi içinde keşfetmesini bilir. Taocu müzik - Çin, İsa' dan önceki 600 yıl... Peki ama, neden bu yüce gönüllü görüş üstünlük sağlayamadı da aksine yok oldu? Ve neden bu düşünceden doğan uygarlık, mükemmelliğe erişmiş belli bir tarihi süreç biçiminde bize ulaşamadı? Anlaşılan bu görüşler, kendilerini saran materyalist dünyayla fena halde kapışmış. Birey nasıl toplumla kapışıyorsa bu uygarlık da ötekisiyle kapışmış. Ancak yalnız bu yüzden değil, materyalist dünyayla, onun "gelişmişliği" ve teknolojisiyle de karşı karşıya geldiği için de yok olup gitmiş. Doğu uygarlığının görüşleri bir sonuçtur, topraktaki tuzun tuzudur, gerçek bilgi ancak ondan fışkırır. Mücadele ise bu Doğu mantığına göre günahtır. İşin aslı, bizim kendi yarattığımız bir hayaller dünyasında yaşamamızdır. Onun kusurluluğuna tabiyiz, keşke onun yararlarına ve değerlerine de tabi olabilseydik." Keşke… Özellikle sinemaya ilgi duyanların ama genelde herkesin rahatlıkla okuyabileceği anlaşılması da okunması da rahat bir eser. Tarkovski'yi tanımak için bile okunmasını tavsiye ediyorum, hayata bakışa yeni pencereler açacak olması ise "bonus" olacak şüpheniz olmasın. Kitap da kalın demeyin, okuyun, kitapla kalın.
İnceleme
Mühürlenmiş ZamanAndrey Tarkovski · Afa Yayıncılık · 19921,111 okunma
·
1.162 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Hasan Ekrem
Gönderi Sahibi
Kendi ruhunun verdiği acı insana olayların gerçek yüzünü fark etme olanağı tanır; sorumluluk duygusu artar, suçluluk bilinci gelişir. İşte o zaman insan kendi tembelliğini ve ihmalkarlığını, bu dünyada olup bitenlerin kendi suçu olmadığı, bütün bunların diğer insanların kötü emelleri tarafından belirlendiği şeklindeki bir bahaneyle haklı göstermeye kalkışmaz. Bence dünyaya huzur, ancak ve ancak kişisel sorumluluğun yeniden yerleşmesiyle gelir. Mühürlenmiş Zaman