7/10
·87 syf.··
2022 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2022 00:00
Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçen Anadolu insanının yaşadığı maddi ve manevi değişimlerden bahseden bir hikaye, Yokuşa Akan Sular. Bu nevi büyük bir değişim yaşayan insanın iç dünyasını, sorularını ve bu sorulara aradığı cevapları görebiliriz. İnsanları birbirinden uzaklaşmış, samimiyetsiz, yozlaşmış şehir yaşamının üstümüze çöken duvarları ve koyu gri bulutları. Hiç bir şeyin asıl renginin belli olmadığı bir fabrika gibiydi yaşam. Bütün bunlar karşısında insanın afallayışı gözlerimizin önünde temizlenmesi imkansız bir çamur birikintisi gibiydi: KORKULU, ŞAŞKIN ve YABANCI. Peki ya bu durumda suyun akışına mı bırakmalıydık kendimizi, yoksa her şeye rağmen tüm gücümüzle akıntıya karşı kürek mi çekmeliydik? İnsanı kendinden geçiren, kendini, varlığını, gerçekliğini kaybettiren bu düzen. Kime göre doğru kime göre yanlış? Bütün bu insanlar ve bütün bu kalabalıklar. İçinde beyazı mı saklıyorlar yoksa büsbütün siyah mı hepsi? İnsanların, binaların, sokakların arasında olduğu gibi bütün bu soruların arasında kaybolduğumuzda unuttuğumuz bir çok şey için gözlerimiz körleşiyor belki de, akrabalarımız, ailemiz, sevdiklerimiz, ibadetlerimiz, geleneklerimiz… Gözlerimize inen koca perde baktığımız şeyleri görmemizi engellerken hayat denilen fabrikada bize ayrılan kalıba her geçen gün biraz daha sıkışıyoruz belki de. Ya da bize dayatılan kalıba sığmamak için inat edip o kalıbı parçaladığımızda kendimizi o kalıbın sert parçalarıyla kesiyoruz. İnce sınırlarda geziyoruz hepimiz: umut ve yok oluş, mutluluk ve hüzün, varlık ve yokluk ve daha birçoğu. Kendimiz bile bilmeyiz nerede olduğumuzu. Kendimize bile yalan söyleriz çoğu zaman yüzleşmekten korktuğumuz için. Şehirler, koca bataklıklar, sahte yaşamlar, duygusuzlaşmış insanlar, her şeye rağmen umutlu olanlar ve onların umutlarıyla oynayanlar, güzelliklerle ve kötülüklerle doluydu bu deniz. Akıntılı, zaman zaman ılımlı, bazen fırtınalı, sert kayalarla dolu ama almasını bilene huzur veren. Ve belki de zamanla akıntıyla birlikte yaşamını sürdürmeyi, yeri geldiğinde akıntıya karşı kürek çekerek, yeri geldiğinde ise akıntıyı kullanarak gemisini yürütmeyi yani denize ayak uydurmayı öğrenmeliydi insanoğlu…
İnsan ve Toplum
Yokuşa Akan SularMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 19985,1bin okunma
·
813 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.