Stefan zweig'in ay ışığı sokağı kitabı içerisinde beş hikaye bulunduruyor. Kitaptaki ilk hikaye olan ve aynı zamanda kitaba adını veren ay ışığı sokağı haricindeki diğer hikayelerin sonu bir ölümle bitiriyor. Beş hikaye içerisinde beni en çok etkileyen hikaye Loperella'dır. Loperella lakabı takılan crenscenz'in temel ihtiyaçlar dışında hiç bir yaşamsal faaliyette bulunmazken aniden ortaya çıkan o vahşi tutkusu insanı ürperten bir boyutta. Hikayeyi okurken crenscenz'in adımlarını duyup gerilen Baron kadar bende gerilmiştim. Barona karşı olan tutkusu çok farklı bir boyutta, öyle ki adam karısıyla kavga edip karısından rahatsız olduğu için kadını öldürüp intihar süsü verebilecek bir boyut. Tüm gününü, ve bundan sonraki yaşamını Baron'un vereceği görevlere adayan crenscenz, işten kovulma surecinde o amaçsız ve ruhsuz haline dönmüşken işten kovulduktan sonra ettiği intihar çok ta şaşırtıcı bir durum olmadı.