İş Bankası tarafından yayınlanan kitapta dört adet öykü yer almaktadır. Özetle, Dostoyevski’nin şuana kadar okuduğum 10 kitabı arasında en zayıf olanı diyebilirim. En beğendiğim öykü ise ilk öykü olan ev sahibesi :)
EV SAHİBESİ:
Sosyal hayattan soyutlanmış genç bir adam olan Vasily Mihayloviç Ordinov'u ve Ordinov'un kötü niyetli bir falcı veya mistik olarak algıladığı kasvetli bir adam olan Murin’in karısı (?) Katerina'ya olan saplantılı aşkını anlatıyor.
Münzevi ve bilimle uğraşan bir bilgin Vasily Ordinov, dairesini terk etmek zorunda kaldıktan sonra, aşksız bir hayata, çocukluğuna ve geleceğine dair umutsuzluğunu düşünerek, amaçsızca Saint Petersburg'da dolaşır. Bu dikkat dağınıklığıyla kendini bir kilisede bulur ve Katerina ile Murin'i fark eder. Ordinov’un Katerina'ya olan hayranlığı ve evlerinde kalacak bir yer bulma niyeti, başka karşılaşmalar tasarlamasına neden olur.
Asıl olay, betimleme ve tahliller bundan sonra başlar.
Yazar, hikayede karakterlerin iç hesaplaşmalarını gerçekle rüya arası bir anlatımla birlikte mükemmel bir tasvirle ortaya koymakla birlikte belirli alanları da cevapsız bırakmaktadır. Örneğin, Katerina ile Murin arasındaki ilişki? Katerina’nın annesi, babası ve sevgilisi ile ilgili imaları? gibi.
BAY PROHARÇİN:
Düşük dereceli bir memur olan Proharçin, uzun yıllardır aynı yerde kalan bir kiracı. Ev sahibesi kendisine bazı davranış ve tutumlarından dolayı değer vermektedir. Düşük gelirli olmakla birlikte hem kirasını düzenli ödemekte ve hem de düzenli/basit bir şekilde yaşamaktadır.
Yazar şöyle tarif ediyor: “Hayal gücünün fazla gelişmemiş olmasının yanısıra Bay Proharçin’in dış görünüşü ve tavırları da fazla dikkat çekici değildi, onunla dalga geçmek isteyenler pek neden bulamazlardı…”
Resmi daire ve ev dışında bir hayatı yok. Para harcamıyor, çay içmiyor, yemek bile yemiyor neredeyse. İlk dikkat çeken özelliği kuşkusuz cimriliği.
Yazar, hikayede yoksulluk ile cimrilik arasındaki çelişkiyi Rus toplumunda sıkça görülebilen bir olay kurgusu üzerinden ortaya koyuyor.
DOKUZ MEKTUPLUK ROMAN:
Öykü, İvan Petroviç ile Petro İvanoviç arasındaki mektuplaşmaları konu almaktadır. Başlangıçta kibar ca ve saygı çerçevesinde ufak dokundurmalarla başlayan mektuplaşmalar, belirli olaylar nedeniyle sertleşerek devam etmektedir.
POLZUNKOV:
Polzunkov adında bir soytarının memur olduğu zamanlarda yaptığı bir 1 Nisan şakasının hayatını nasıl etkilediğini kumpanyaya gelen bir gruba anlatmasını konu alan bir öyküdür.
Keyifli okumalar dilerim.