·140 syf.····Okunma: 24 Şubat 2022 20:47 Rus edebiyatının şüphesiz en büyük, en güçlü, en gizemli kalemlerinden Dostoyevski'nin bir kitabını daha etkisinde kalarak , irdeleyerek, şaşırarak, çoğu cümlenin altını defalarca çizip düşünerek okudum.
Yeraltından Notlar düşük kademeli bir memurun kendine, insan olmaya, olamamaya, topluma, bireyselliğe, siyasal duruma, hırslara dair çarpıcı tespitlerinden oluşuyor. Söz konusu kahramanımız pek çok hırstan arınmış münzevi bir o kadar da duygu durumu hızlı değişen kendini dahi tanımlayamayan bir aykırı aslında. Henüz kitabın girişinde : ''Ben hasta bir adamım... Kötü bir adamım. Suratsız bir adamım ben.'' diye kendini tanımlayan ve kitaba dair sert ipuçları veren bir karakter.. Arkadaşlarıyla, toplumla, çağın gerekleriyle, dayatmalarıyla asla ama asla uyumlu olamayan eleştiren başıboş olmayı bir gurur payesi olarak gören kimi zaman böcek olmak istediğini dahi dile getiren bir acayip kişi..
Dostoyevski'nin yazacağı büyük romanlara hazırlık olarak nitelenen 140 sayfalık bu kitap barındırdığı cümleler itibariyle bana kalırsa pek çok yazara kitaba kişiye ilham olmuştur. Örneğin kitabın bir bölümünde kahramanımız bir böcek olmak isteğini dile getiriyor bu kısım benim aklıma direkt Kafka'nın müthiş eseri Dönüşüm'ü getirdi. Daha sonraki bölümlerde tembelliğe çalışmamaya dair sözleri ne kadar da Oblomovvari idi.
Dostoyevski hiç şüphesiz kendinden önceki yazarlardan etkilenmiş ve ondan sonraki yazarları da etkilemiştir. Bu kitap da yüzyıllar sonra bile okuyanları sorgulamaya, varoluşsal gediklerini onarmaya, çevresine ve kendine eleştirel gözle bakmaya bir nevi huzursuzluğa itiyor..