Puan vermedi·72 syf.····Okunma: 01 Mart 2022 14:33 Siberpunk hikaye hayranlarının bayıla bayıla okuyacağı bir kitap. Alice Sheldon, yıllarca James Tiptree Jr. takma adıyla bilim kurgu edebiyatında güçlü ödüller kazanırken gerçek kimliğini gizliyor. Diyor ki “Bir erkek ismi iyi bir kamuflaj gibi görünüyordu. Bunun daha az göze batacağını düşündüm. Çünkü birkaç meslekte kadın olmanın getirdiği çok fazla acı tecrübe yaşamıştım.” O kadar haklı ki…Bu harika kitaba imza atan yazarın bir kadın olduğu herkesi şaşırtırken, bilim kurgu edebiyatında kadının yerini de güçlendirmiş. Kitap distopik türde özgün bir eser, yazarın kitap yazma serüvenindeki özel tavrıyla edebiyata eşsiz bir hediye bırakmış bence.
Sheldon, bu antikapitalist öyküde tüketici toplum ve işbirlikçilerinin ne kadar ileriye gidebileceğini anlatıyor. Kahramanımız P. Burke, yaşadığı kötü hayattan ve çirkin bedenden kurtulmak düşüncesiyle intihara kalkışıp başarısız oluyor ve yeni bir hayat vaadiyle yeni bir fırsat veriliyor. Kaybedecek bir şeyi olmayan P. Burke yeni bir hayata çekiliyor, gözü dönmüş ticari dünyanın bir çarkı olacağından habersiz. P. Burke tabi ki çirkinliğiyle insanların önüne çıkarılmıyor. Teknolojinin desteğiyle insansı robotlara can veriyor. Burada hikaye değişik ve keyifli bir hal alıyor. Herkesin gerçek olamayacak kadar kusursuz olarak gördüğü insanlar, aslında gerçek değiller. Sadece fiziksel bir kılıflar. P. Burke vücuduna takılan elektrotlar ve uydular aracılığıyla Daphne adlı bir robota can veriyor. Daphne herkesin hayran olduğu onca kusursuz reklam robotundan biri. Yazar beden ve ruh örtüşmesine yeni bir boyut kazandırıyor ve insanın özünün ruh mu yoksa beden mi olduğu? , aşk önce bedene mi duyulur yoksa kaynağını ruhtan mı alır? gibi felsefi atıflarıyla beni alışık olmadığım bir yerden yakaladı. Sıra dışı ve bir o kadar da emsalsiz bir distopik eser okumayı düşünürseniz bu kitabı gözü kapalı öneririm. Begüm Kovulmaz çevirisi ve Hamdi Akçay, Ozan Korkut kapak tasarımıyla.