·104 syf.····Okunma: 03 Mart 2022 16:46 Moliêre'in en ünlü oyunlarından biri olan Cimri seyirciye neşeli bir gülünçlüğü değil, saçmalık ve sakilliği hissettirir. Oyunun kahramanı Harpagon, cimrilerin cimrisi; her an, "aman paramı çalacaklar" diye düşünen bir adamdır. Kendinden para alacaklar diye ödü kopan Harpagon, parasını almasınlar diye ona sunulan her teklifi kabul etmeye razı durumdadır. Paranın insanı değiştirdiğini biliyordum ama böylesine de değiştirebileceğini hiç düşünmemiştim. Cimriliğin zirvesinde olan Harpagon'un o telaşlı hallerini okumak oldukça keyifliydi, ama güldürdüğü kadar da acınası bir durumdaydı. Parayı bütün insani değerlerin üstüne koyan, para karşısında özgürlüğünü yitiren insanlar ve para temelinde biçimlenen toplumsal ilişkiler mide bulandırıcı. Ayrıca"Moliêre'nin Cimri'si" lakabı, bu eserle birlikte tüm dünyada eserin kahramanı Harpagon'a takılan sıfat olmaktan çıkmış, cimri kimselere takılan bir lakap halini almıştır.
1600'lü yılların Fransa'sında tiyatro, edebiyatın şahdamarı olmuş, Fransız düşüncesini sanatla kaynaştırma şerefine erişmiştir. Tiyatronun çokça sevildiği bu dönemde Moliêre, hayatını yalnız tiyatroya vermeye başlamış ve birçok oyunu kaleme almakla kalmamış; hünerlerini yazdığı oyunları oynayarak da sergilemiştir. Ancak Moliêre'nin hayatı sanıldığı kadar toz pembe geçmemiş, yıllarca canını dişine takarak tiyatroda bir adım daha gidebilmek için çabalamıştır.
Hayatını tiyatro yazmaya ve oynamaya adayan Moliêre, hastalıktan ölme derecesine geldiği anlarda bile sahneden inmemiş oyununa devam etmiştir. Hastalık Hastası isimli oyununun oynandığı sırada fenalaşmış, oyunun hemen ardından evinde hayatını kaybetmiştir.
Moliêre, klasik çağın ve günümüzün ölçülerine göre, profesyonel bir yazar ya da edebiyatçı değildi. Oyunlarının tümünü, yayımlamak amacıyla değil, hemen oynanmak amacıyla yazmıştır.
Moliêre'in gerçek yaşamda, hatta provalarda yaşadığı durumları kolayca bir oyun malzemesi haline getirmekte ustadır. Bu yüzden çoğu oyunlarında bir doğaçlama havası görülür; modeli önceden belirlenmiş bir oyun yazmaz, o anda bulduğu, eline geçen konuyu ya da insan tipini oyunlaştırır.
Keyifli bir okuma seansı için bu kitap kesinlikle tavsiyedir!