9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2017 17. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2017 22:01
Kitabı okurken George Orwell'ın bilinçaltının sınır tanımazlığı karşısında hayrete düşüp,özgüvenine hayranlık duymaktan kendimi alamadım.Yazarın 2.dünya savaşı sonrası kaleme aldığı romanını ;Savaşın ezici gücünün ve bilinçaltında onarılması inkânsız travmaların yazınsal izdüşümü olarak değerlendiriyorum. 1946 Ingiltere"sinde,neredeyse her ağzını açan komünist yaftasıyla tanışırken,George Orwell da bu fişlemelerden nasibini alıyor.Ingiliz hükümeti : "Aşırı komünist bir adam,göz önünde tutulmalı"diyerek hayatını mercek altına alıyor.Bu baskılar onu yazma eyleminden alıkoymuyor,Aksine, (Prophecies of fascism)Faşizm'in kehanetleri başlığında derlenen 12 bölümden oluşan metinler yazıyor.Yine Faşizm'e tepki olarak yazdığı,1945 yılında basılan"Hayvan çiftliği' ile totaliter rejimleri hicvetmiş ve 1950 de yazar'ın Tüberküloz'dan ölümü sonrası dünya çapında tanınmış. Ütopik romanı 1984 içerik bakımından oldukça zengin.Yazar'ın hayâl gücünün yarattığı bu ütopya'nın gerçek olabilme ihtimali hiç de uzak değil gibi geldi bana.Zaten bir reportajında,proleterlerler(işçi sınıfı)ezilmekten vazgeçip bir şeyler yapmazsa,buna benzer yaşamlar yaşanabilir diyor. Paragrafların içinde bazen nefesinizi tutmuş ilerlerken,karanlık,izbe bir binada penceresiz kaldığınızı hissettiğiniz anlarda,yazar bunu öngörmüş olacak ki ;büyük bir nezaketle,size düş dünyasından pencereler inşaa ediyor.Umut ile korkunun kol kola gezdiği olaylar silsilesinde böyle bir denge oluşturmuş yazar. Umutsuzluk içinde umuda tutunuyor sanki Aşık olduğunda.Gerçek bir Aşk ve ona bağıntılı süregelen cinsellik düşlemek imkânsız gibi.Yazar,kitabında bunu şu cümlelerle anlatıyordu : "Tüm kadınlar,partinin amaçladığı gibi ulaşılmazdı.Istediği sevilmekten çok,ömründe bir kez de olsa,bu erdem duvarını yıkmaktı.Cinsel eylem başarıyla yerine getirilirse başkaldırmak demekti.Birisini istemek bir düşünce suçuydu." Aç karnını doyurabilmek için bir parça ekmek çalan çocuk gibi ensesine biniyorlar.Tutuklanıyor roman kahramanımız Winston Smith,sevdiği kadın ile birlikte. Bu süreçte,film senaryolarına konu olan 101 numaralı odada,Ortaçağ'dan kalma,fiziksel ve zihinsel işkenceler silsilesi başlıyor... 2 x 2=5 ettiğini öğretiyorlar belleğini boşaltıp çiftdüşün tekniğiyle. "Büyük birader" Big brother,iktidarın gerçek mi sanal mı belli olmayan lideri.Tele-ekranlardan sisteme başkaldırabilecek insanları izliyor.herşey kontrol altında.Çocukların ajan olarak yetiştirildiği ütopik ama gerçek olması imkânsız olmayan bir dünya ülkesi (Okyanusya)...düşüncesuçu,yüzsuçu gibi icat edilen dikta suçları da cabası... Kitap yayınlandıktan 32 yıl sonra komünizm propagandası yapıyor suçlamasıyla yasaklanarak,tarihteki onurlu yerini alıyor. Çoğu paragrafı manifesto niteliğinde olan romanda öğrendiklerimden biri de şudur : "Asla zaaflarını ve korkularını kimseye deşifre etme.Çünkü onları sana karşı kullanabilirler" Ingsos partisi(ingiliz sosyalizmi) Bireyselliğin ve özgür düşüncenin kelime anlamını bilmeyen nesiller yaratmak istiyorlar (yenisöylem) ile. Sosyalist söylemlerle iktidara gelip despot,totaliter bir rejim uygulayan Okyanusya'da sistemin kölesi insancıklar arasında geçmişten bir iz bulmaya çabalayan Winston"ın acı hikâyesini 70 yıl sonra Celâl Üster'in başarılı çevirisi sayesinde ilgiyle ve sıkılmadan okudum.Kitabın kapağındaki gözbebeğine benzeyen lâbirentlerdeki farelere bir anlam verememiştim.Kitabı okuyunca Onca farenin neden cirit attığını,hayat dersi niteliği taşıyan bir olay ile öğreniyorsunuz. Bu dikta çemberini,saksıda fotosentez yapan bir bitkinin kırmasının imkânsızlığı gibi,Winston"ın içine düştüğü düşsel kör kuyularda,bir ışık hüzmesi ararken,faşizm'in acımasız gücünü,güçlü bir anlatımla hissediyorsunuz... Öyle ya : Yarın nasıl bir Dünya'ya uyanacağımızı kim bilebilir ?
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
··
43 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Melek kapilar
Gönderi Sahibi
Teşekkürler...
Güzel bir inceleme olmuş elinize sağlık.