"Ülküm yükselmek, ileri gitmektir," kısmına geldiğimde ağzımdan tek şey çıktı. "Ülküm!" Evet, motorun boğulma sesi geldi. Fırsattan istifade edip, parça parça yetişenler oldu bana. Bende ise hayat durdu. Ülküm neydi ulan benim? Müdüre baktım benle göz temasından sakındı. Kutbettin Hoca'ma döndüm, kaş göz yaptım bir ufak kopya verin Allah rızası için! Kimse oralı değildi. Karşı apartmandaki teyzeye bile baktım, onda da tık yoktu. Herkesin benden beklediği, "Ne mutlu Türküm diyene"ye bağlayıp bitirmemdi. İyi denemeydi, seneye yapar diyeceklerdi arkamdan. Dedirtir miydim? Asla! Buradan indiğimde bir daha elime mikrofon vermemelerini sağlayacaktım, adım kadar emindim. Tövbe edeceklerdi. Ve o an aklıma bulabildiğim en parlak fikir geldi. "Ülküm"den sonra biraz da nağmeli cilalı girdim, "Korkmaaa sönmeeez bu şafaaaaak" kalabalığın yüzünde hüznü, kederi, şaşkınlığı, korkuyu her duyguyu gördüm, işte panik anıydı bu. Tüm okul ne olduğunu anlayamadı. Bir anda nöbetçi öğrenci bayrağı çekmeye başladı. Herkes ciddileşti. Ve tüm okul benle birlikte İstiklal Marşı'nı söylemeye başladı. Babalar gibi söylüyordum istiklal Marşı'nı. Annem çok şaşkındı, kaymakam olmamı diliyordu, vali oluyordum gözünde. Andımızı söyleyemeyen velet İstiklal Marşı'nı bitirmek üzereydi: "Sönmeden yurdumuuuun üstünde..." Evet finale gelmiştim ama... Ama... Vallahi aklıma geldi andımızın devamı. İstiklal Marşı'nı herkesin kursağında bırakıp yarıda kestim, birkaç kişi benim kadar ani fren yapamayıp marşı söylemeye devam etti. Nefes aldırmadan daldım andımıza, kaldığım yerden devam ettim: "Ülküm yükselmek, ileri gitmektir..." Tamamını söyledim sonra andımızın. "İyi dersler arkadaşlar," dedim. Bir iki kişi mevzuyu henüz kestiremediği için alkışlamaya kalktı beni. Etraftaki iğneleyici bakışlardan rahatsız olup yarıda kestiler alkışlarını. Hala istiklal Marşı'na devam edip geçişi yakalayamayan öğrenciler vardı. Müzik hocası İstiklal Marşı'nı söylemek için sahnede benim arkamda duruyordu, el etti ona müdür de indi aşağı kadıncağız. Ben de indim merdivenleri. Müdür dahil herkes az önce olanları unutmaktan yanaydı. Olmamıştı öyle bir olay sanki . Kutbettin Hoca yakaladı ensemden. Çok kızdırdım yeşil devi, ne yapacaksa hak ettim.
Edebiyat
··
83 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.