Bir Stefan Zweig klasiği daha..
Tek oturumda bitirebileceğiniz kısa, çerezlik bir kitap. Okurken ki anlam karmaşası yada cümleler içinde kaybolmadan zihninizi dinlendirebiliyorsunuz. En azından benim için öyleydi.
Beyefendimiz hayatında her şeye sahiptir ancak zamanla bu sahip oldukları onu tatmin etmemeye başlar, hissizleşir ve doyumsuzlaşır.
Bir pazar günü olağanüstü diye nitelendirdiği olaylar yaşar ve hayatı değişir. Kendince oynadığı tehlikeli oyunlar içinde kendini bulur.