·235 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Mart 2022 07:04 · Satırlarında bize sevmeyi, gülmeyi, ağlamayı, öfkelenmeyi, cesaret etmeyi, affetmeyi çocukların gözünden en masum halleriyle hissettiriyor kitap. Çocukluk dönemimizdeki anılara götürüyor. Okurken adeta akıp gidiyor. Ancak çocuk kitapları arasında yer alan bu kitap bir noktada acaba gerçekten çocuklara okutulmalı mı yoksa daha çok yetişkinlerin okuması gereken bir kitap mı kararsız bırakıyor beni. Çünkü oyun alanlarını paylaşmak yerine savaşarak (savaşırken her ne kadar birbirlerine saygılı, erdemli davransalar da) kazanma çabaları çocuklar için doğru bir seçenek olup olmadığı konusunda beni ikilime sürüklüyor. Ayrıca ağlamak, çocukların arasında güçsüzlüğün bir göstergesi gibi anlatılıyor. Oysa ağlamak, ağlayabilmek ne büyük nimet. İnsan büyüyünce anlıyor. Aslında okurken çok masumane gibi görünüyor. Çocuklar savaşırken bile birçoğumuzun yapamadığı kadar onurlu, erdemli davranıyor. Ancak çocuklarımıza erdemli bir şekilde savaşmak yerine, paylaşmayı öğretmek öncelikli olmalı diye düşünüyorum. Oysa hayatı henüz tanımaya başlamış, ölümün dahi ne anlama geldiğini kavrayamayan çocuklarımızın yerine, her alanda birbiriyle yarışan, paylaşmayı çoktan unutmuş yetişkinlerimiz için satırlarında çok şey saklı. Unuttukları ve çocuklardan öğrenecekleri çok şey...
Çocuk kitapları arasında yer alıyor diye es geçmeyin, mutlaka okuyun.
"Sanki hayatta anlaşılması çok güç, insana çok yabancı bir şeye tanık olmuş gibiydiler."
Ah be Nemecsek, ah be Pal Sokağı Çocukları... Ah be göklere kadar diktiğimiz gri binalar...