·208 syf.····Okunma: 24 Şubat 2022 08:34 Knut Hamsun meşhur “Açlık” romanının İskandinav yazarı 1899 yılı Osmanlı’nın son zamanlarında Andersen ile İstanbul’ u ziyaret ediyor.
İstanbul’un boğaz’ın güzelliği insanların tasasız oluşu onu bayağı etkilemiş olacak ki buradaki izlenimlerini ve şaşkınlığını ”İstanbul’da İki Seyyah” adlı kitabında şu şekilde dile getirmiş:
“… yoksa biz Türkiye’de değil miyiz?Ben iflasın eşiğine gelmiş bir memlekete dair yazılmış yazıları okumaktayım.Halbuki vapur, bağlık bahçelik küçük şehirlerin ve güllerin kıpkızıl parıltısıyla gözümüzü alan bir masal dünyasınsa yol alıyor.”
Knut Hamsun romanlarında oluşturduğu karakterlerin psikolojisine ayna tutan kurgudan kopmadan gerçekliği iliklerimize kadar hissettiren bir yazar. Bence onun kitaplarının en güzel yanı yaptığı doğa tasvirlerinin içine her daim insanı yerleştirebilmesi.Pan kitabı da öyleydi.
Kitabın ismi yunan mitolojisinde yer alan teke bacaklı, keçi boynuzlu bir insan görünümünde olan Pan’ dan alınmış.Bu mitolojik karakterin görünümü son derece korkutucu.Doğa tanrısı Pan ormanda dolaşırken onunla aniden karşılaşan insanlar onun görünümünün korkunçluğu karşısında çığlık çığlığa kaçışır.Bu durum onu rahatsız etmez hatta memnun olur.Bu yaşattığı yoğun korku bizim de aslında aşina olduğumuz “Panik” kavramanı ortaya çıkarmıştır.
Pan kitabının karakteri Thomas Glahn’ın karakterinden yola çıkarak tıpkı pan gibi doğa ile ilişkisini, ilkel oluşunu,Edvarda’ya aşkını, inatçılığını ve gururunu okuyoruz.Bana bu romanı sevdiren yazarın yalın dili, doğa tasvirleri, hikayenin pürüzsüzlüğüydü.Kısacık bir hikayeydi zaten.Ben severek okudum. Sizin de bu kitapla tanışmanızı isterim.