7,0/10  (9 Oy) · 
32 okunma  · 
7 beğeni  · 
1.001 gösterim
Teğmen Thomas Glahn'ın Notlarından" alt başlığını taşıyan Pan romanı hem güçlü bir aşk romanı, hem de zengin bir tabiat övgüsüdür. Hamsun sadece bu eseri yazsaydı yine büyük bir şair sayılırdı. Modern psikolojinin canlı bir anıtı sayılan bu eser, kelimeler arasında yaşattığı inceliklerle bir şaheser değeri taşır. Pan, Knut Hamsun’un Victoria-Pan-Rosa üçlemesinin ikinci kitabı. İnsan ve doğa ilişkisi üzerine yoğunlaşan Hamsun, yüzyıl başındaki insanın yalnızlaşmasını, toplumdan uzaklaşıp doğayla baş başa kalışıyla birlikte kendi doğası üzerine düşünmesini ve hızla yükselen kapitalist toplum dalgasının etkilerini ruhunda hissetmişçesine eleştirel bir tavırla sade ve doğal insana özlemini dile getirir. Kuzey Norveç ormanlarının, otlarının, sularının ortak çağıltısı içine, kuvvetli bir aşk tutkusunu şiir yüklü bir dille oturtan bu roman, Hamsun’un ününün dünyaya yayılışında önemli payı bir şaheserdir.
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    978-605-114-393-4
  • Orijinal Adı:
    Pan
  • Çeviri:
    Behçet Necatigil
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:

Doğada Tanrı'yı gören bir Teğmen. Kulübede yaşayan, yemeğini avla sağlayan kendi halinde bir erkek. Tek derdi aşk olsun. Bir askerin acımasızlığı ve mantığı tekrar çarptı beni ama yazarımızın tasvirleri, anlatış tarzına bayıldım.

Hasibe Nur Memici 
27 Tem 14:45 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Pan, Teğmen Thomas Ghump' ın anılarını anlattığı bir kitap, kulübesinde köpeğiyle birlikte yaşıyor ve avlanarak yiyecek yemin ediyor. Doğa tasvirleri gerçekten güzel anlatılmış, bu yönüyle Robinson Cruze 'a benziyor. Ama ormanda tamamen yalnız olmadığı için diğer insanlarla da ilişkilerde bulunuyor. Pan, aynı zamanda bir aşk romanı, ama bu yönüyle bence etkileyici değil, aşkı doğu romanlarının daha güzel yaşadığını ve anlattığını düşünüyorum.

Kitaptan 5 Alıntı

"Ben üç şeyi seviyorum" diyorum sonra. "Vaktiyle gördüğüm bir aşk rüyasını seviyorum, seni seviyorum, şu toprak parçasını seviyorum. "

Pan, Knut Hamsun (Sayfa 98)Pan, Knut Hamsun (Sayfa 98)

Ben seni gömdüm Eva, mezarının kumlarını saygıyla öptüm. Seni düşündükçe içimden dolgun, pembe bir hatıra geçiyor,gülümseyişini düşündükçe üzerime Tanrı'nın rahmeti serpiliyor. Sen herşeyini verdin, her şeyini verdin sen, kendini hiç zorlamadan, çünkü gerçek hayatın memnun mutlu çocuğuydun sen. Ama benden bakışlarını bile esirgeyen ötekiler, benim bütün düşüncelerime sahip çıkabiliyorlar. Niçin? Bunu on iki aya, denizdeki gemilere sor, gönüllerin esrarlı Tanrısına sor...

Pan, Knut Hamsun (Sayfa 117)Pan, Knut Hamsun (Sayfa 117)

İnsanlar, hayvanlar, kuşlar! Ormanlardaki bu ıssız gece şerefine, yaşa diye bağırınız. Karanlığın şerefine, ağaçların arasındaki Tanrı fısıltısı şerefine, yeşil yapraklar ve sarı yapraklar şerefine: "Yaşa! "

Pan, Knut Hamsun (Sayfa 97)Pan, Knut Hamsun (Sayfa 97)

...'Neyin düzeleceği yok?' diye sordum.

'Bu bizim işin.Düzeleceği yok.İster inan, ister inanma; ben şimdi yürüyorum ya, bir taraftan da üşüyorum.Sadece yakınında bulunmam bile, sırtımdan aşağı bir ürperti duymama yetiyor.Saadetten.'

Pan, Knut Hamsun (Sayfa 70)Pan, Knut Hamsun (Sayfa 70)