Adı:
Göçebe
Baskı tarihi:
Aralık 2009
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051141350
Kitabın türü:
Çeviri:
Behçet Necatigil
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
"Göçebe, üç bölümlük büyük romana yazarın verdiği genel isimdir. İlk kitap Sonbahar Yıldızları altında 1906'da, Hüzünlü Havalar 1909'da, Son Mutluluk 1912'de yazıldı. Üç bölümün üç ayrı adı var, ama aslında üç bölümün üçü de birer "hüzünlü hava"dır; üçünün de kahramanı aynı kişi. Hamsun'un asıl adı olan Knud Pedersen'in ağzından anlatılır olaylar. Artık büyük şehirlerden bezmiş, iç sıkıntılarını kırlarda, ormanlarda, şehirden uzak yerlerde dağıtmaya çalışan, kayıp gençliği peşinde avare, orta yaşlı bir hülya adamıdır kahraman. Şehrin gürültü ve uygarlığından kaçarak tabiatın bağrında, yıldızların altında ruhuna sükûn ve şifa arayan, kanının çağıltısını kırların soluğunda yatıştırmak isteyen, şair ruhlu birisi."
-Behçet Necatigil-
(Tanıtım Bülteninden)
Nobel ödüllü ünlü Norveçli yazar Knut Hamsun'dan okuduğum ikinci kitap Göçebe oldu. Birçokları gibi ben de ilk olarak Açlık kitabını okumuş ve oldukça beğenmiştim. Dolayısıyla bu kitaptan beklentim biraz yüksekti. İsminden anlaşılacağı üzere göçebeliği anlatıyor kitap ve kendinizi bir göçebe olarak hayal etmenize yardımcı oluyor. Aslında biz göçebe yaşamı tarih derslerinde bahsedilen Orta Asya Türkleri'nden biliyoruz, ancak buradaki durum mecburiyet değil tamamen keyfi. Dil ve anlatıma bakarsak biraz ağır olmakla birlikte doğa ve kişi betimlemeleri sık. Kitap fazla durağan nerdeyse ilerlemiyor gibi ve bazen boş muhabbetler sıkabiliyor insanı. İzafiyet teorisinin kanıtı bu eseri okumak olabilir aslında, en az 7 sayfa bitmiştir derken sadece 3 sayfa ilerlediğinizi görebilirsiniz. Bir göçebe nasıl bir hayat sürer, nelerle uğraşır, ruh hali nasıldır, geçmiş ve geleceğe nasıl bakar yazar bize bunları anlatıyor başarılı şekilde. Dili ağır demiştim fakat oldukça eski bir döneme ait olduğunu göz önüne almak gerekiyor. Kitap aslında 3 kitabın birleşmesiyle oluşuyor. Bu üç bölümde yazar sırasıyla göçebe hayatında yaşadığı maceraları günlük tutar gibi anlatıyor bizlere. Hem çok olay oluyor hem az. Öyle büyük hadiseler yok genelde normal hayatta karşılaştığımız işe girme, ölüm, hastalık, evlilik gibi sıradan hikayeler diyebiliriz. Biraz hippilik gibi bir yaşam tarzı var baş karakterin ama çiftliklerde belli süre çalışıp parasını kazanıyor ve insanlarla iyi ilişkiler kurma çabasında. Kendisi şehir karmaşasından kaçıp kurtulmak amacıyla kendini doğaya salsa da şehirden kopamıyor aslında, mesela mektup göndermek için şehirdeki postaneye uğramak zorunda ya da giyim kuşam için. Açıkçası hiç bana göre değil böyle şeyler dolayısıyla sıkılmam bundan kaynaklı biraz. Çiftliklerde çalışmak ve konaklamak nasıl bir şey bunu okuyoruz biz. Doğaya bir hayranlık ve sevgi var tabi göçebelik olunca konu. Sonra insanlar ister kentli, ister köylü olsun kişiliklerin içten geldiğini görüyoruz, yani bir insan çiftlikte yaşıyor diye onun sapsaf ve tertemiz biri olduğu anlamına gelmiyor. Knut Hamsun kendi ülkesini ve toplumunu da eleştiriyor. O yıllarda vasat bir ülke olan Norveç'i şimdi görse yaşamak için ölümsüzlüğe servet öderdi herhalde. Ders olarak alınacak şeyler var ve kendi toplumu bunu almış görünüyor. Yazarın İsviçre ve Almanya'ya olan hayranlığı ile gelişmekte olan İsveç'e olan imrenmesi fazlasıyla kendini belli ediyor. Biraz durum romancılığı var sanki kitapta, herhangi bir sayfasını açıp okusanız önceki olayları kaçırdım diye üzülmezsiniz. Daha kısa olabilirmiş eser bence biraz fazla uzatılmış gibi geldi. Açlık kadar olmasa da güzel kitaptı. Yavaş ilerleyen kitaplara karşı sabırlıysanız sizi rahatsız etmeyecektir. Solem diye bir arkadaş var ki pisliğin tekidir ona boş bardak bile emanet edilmez gider onla cinayet işler. Göçebelik heyecanlıdır ama düzenli hayat şart, okuyun ama özenmeyin bence. Üç kuruş için çiftliklerde yanaşma olup elalemin ağız kokusu çekilmez, zira çiftliğin işi hiç bitmiyor şehir hayatı güzeldir boşverin.
Nobel ödüllü Yazar Knut Hamsun′dan insana ve hayata dair bir roman... 
“Göçebe, üç bölümlük büyük romana yazarın verdiği genel isimdir. İlk kitap Sonbahar Yıldızları altında 1906’da, Hüzünlü Havalar 1909’da, Son Mutluluk 1912’de yazıldı. Üç bölümden oluşuyor, üçünün de kahramanı aynı kişi. Hamsun’un asıl adı olan Knud Pedersen’in ağzından anlatılır olaylar.
Güçlü, zengin ve sürükleyici bir kitap.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.626 Oy)18.165 beğeni41.172 okunma2.641 alıntı173.208 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.243 Oy)7.583 beğeni20.492 okunma3.666 alıntı122.444 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.184 Oy)8.489 beğeni27.211 okunma762 alıntı132.722 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.096 Oy)7.665 beğeni21.534 okunma760 alıntı84.106 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.438 Oy)5.545 beğeni18.794 okunma765 alıntı96.135 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.525 Oy)8.474 beğeni25.003 okunma2.262 alıntı107.919 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.842 Oy)8.785 beğeni24.067 okunma1.612 alıntı111.676 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.745 Oy)6.058 beğeni15.932 okunma2.630 alıntı82.263 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.228 Oy)8.657 beğeni24.105 okunma1.272 alıntı118.537 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.405 Oy)11.074 beğeni27.399 okunma1.485 alıntı144.147 gösterim
Yazar ‘’Göçebe’’ romanında, Büyük şehirlerden bezmiş orada artık yaşamak istemeyen fikir, düşünce ve eylem olarak da göç eden bir insanın hikayesini ele alır. Sadece bedensel değil, zihinsel bu göç insanların yaşadıkları dönemlerle, çevreyle iç içe olduğunu vurgular. Doğa tutkusu değil doğanın onda açtığı yaşam tutkusu, yaşamı orada bulmuşluk hissi yazara bu yolu seçtirir. Tavsiye ederim…
Hayatın boyuna bir yolculuk olduğunu anlatıyor kitap. Yazar hayat hikayesini anlatmış. Hayatı boyunca çabalamış durmuş, oradan oraya gezmiş. Türlü işler yapmış ama yılmamış hiç. Bir yılgınlık yok Knud Pederson' da. Yaşlansa bile gezmeye devam etmiş. Belki de onun kendini dinleme kendini hesaba çekme yöntemi de buydu. Ders çıkarılacak bir kitaptı.
Bir kitap düşünün insanın kendi kendine pay biçen belkide daha iyi ifade etme biçimini odaklandiran efsane bir kitap ve üstad Knut Hamsun tarafından yapilmissa yemede yanında yat
Peki siz göçebe yaşayabilir misiniz? Knut Pedersen göçebe bir yaşamı tercih ediyor ve kentin o artık devinişsel olarak tekrar edip duran yaşamından sıkılıp, kendini doğaya, çalışmaya adıyor. Tabi bunları göçebe olarak gerçekleştiriyor. Kimi zaman romanın başkahramanıyla beraber çimenlere uzanmış, gece yıldızları seyrediyorsunuz, kimi zaman bir yüzbaşının evindeki çalışanların dedikodularına ortak oluyorsunuz.
"Günler geçiyor, hep aynı!" diyordu Grindhusen. "Ama ben, eski ben değilim.
Knut Hamsun
Sayfa 173 - Cem Yayınevi NOBEL Dizisi
"Ben orada burada sürtmek, başıma buyruk olmak, önüme çıkan işi yapmak, kırda bayırda yatmak, kendi kendim içinde bir bilmece gibi kalmak istiyordum."
Ellerde soydan gelme bir şeyler gizlidir; iffet, aldırmazlık, yahut istek ve içgüdüler, ellerde kendini belli eder.
Knut Hamsun
Sayfa 301 - Cem Yayınevi NOBEL Dizisi
Ben Tanrıyı bağışladım, Tanrı da beni bağışlasın demek, Tanrıdan bunu yakarmak, bir yüzbaşı için pek hoş bir şey değildir.
Knut Hamsun
Sayfa 266 - CEM Yayınevi
..hıçkırmaya başlıyordum nerdeyse. "Tut kendini, seninkisi nevrasteni!" dedim içimden.
Knut Hamsun
Sayfa 24 - Cem Yayınevi NOBEL Dizisi
İnsan gönlü böyledir işte: Başka vakit herkes beni kendi halime bıraksın isterim, şimdiyse bu ikisinin bana aldırmayışları gücüme gitti nedense.
Knut Hamsun
Sayfa 136 - Cem Yayınevi NOBEL Dizisi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Göçebe
Baskı tarihi:
Aralık 2009
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051141350
Kitabın türü:
Çeviri:
Behçet Necatigil
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
"Göçebe, üç bölümlük büyük romana yazarın verdiği genel isimdir. İlk kitap Sonbahar Yıldızları altında 1906'da, Hüzünlü Havalar 1909'da, Son Mutluluk 1912'de yazıldı. Üç bölümün üç ayrı adı var, ama aslında üç bölümün üçü de birer "hüzünlü hava"dır; üçünün de kahramanı aynı kişi. Hamsun'un asıl adı olan Knud Pedersen'in ağzından anlatılır olaylar. Artık büyük şehirlerden bezmiş, iç sıkıntılarını kırlarda, ormanlarda, şehirden uzak yerlerde dağıtmaya çalışan, kayıp gençliği peşinde avare, orta yaşlı bir hülya adamıdır kahraman. Şehrin gürültü ve uygarlığından kaçarak tabiatın bağrında, yıldızların altında ruhuna sükûn ve şifa arayan, kanının çağıltısını kırların soluğunda yatıştırmak isteyen, şair ruhlu birisi."
-Behçet Necatigil-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 112 okur

  • Lady Godot
  • Solus Rex
  • AlexisZorbA
  • Gülcan Çoban
  • Ceyda Akbaş
  • Albatros
  • Kadir Kaçmaz
  • Tolga Temir
  • Semanur özer
  • Bahar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.6
14-17 Yaş
%3.2
18-24 Yaş
%12.9
25-34 Yaş
%27.4
35-44 Yaş
%33.9
45-54 Yaş
%14.5
55-64 Yaş
%4.8
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.4
Erkek
%50.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.1 (5)
9
%12.9 (4)
8
%19.4 (6)
7
%32.3 (10)
6
%6.5 (2)
5
%6.5 (2)
4
%3.2 (1)
3
%3.2 (1)
2
%0
1
%0