Ben Bünyamin'in dünyasının belirsizliğiyle, Uzun İhsan Efendi'nin arayışlarıyla, Ebrehe'nin bilgeliğini hırsları için kullanmasıyla, Hınzıryedi'nin domuzlaşmasıyla, Dertli'nin bahtsız hayatıyla sayfalar arasında müthiş bir yolculuk yaşadım. En son ne zaman bir novellaya karşı bu kadar merak ve heves hissettim hatırlamıyorum... İhsan Oktay Anar'ın okuduğum ilk kitabı ve kendisinin de yazdığı ilk kitabı, bir kaç günde neredeyse her boşluğumda aşkla okudum. Hatta kitabı otobüste bitirdim ve bunu da otobüsten yazıyorum. Okuyunuz ve çağdaşımız olduğu için kendimizi şanslı hissedeceğimiz İhsan Oktay Anar'ın dünyasıyla tanışınız..