9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2022 17:37
Sıradan, hatta silik bir adamın sıradışı hikayesi… Akaki Akakiyeviç, “aynı yerde, aynı durumda, aynı görevde” senelerce “kopyalayıcı” olarak çalışan tekdüze bir adamdır. Annesi tarafından layık görülen isminden de anlaşılacağı üzere tekdüzelik ailesinden miras kalmıştır. Yaptığı kopyalama işine aşıktır ve bu aşk ile arasına iş arkadaşları tarafından aşağılanması dahi giremez. İşten eve döndüğünde bile aklında tek şey vardır: Kopyalamak. Ancak, ismi ile tescillenen hayatının aynılığı, bir gün yeni bir palto diktirmek zorunda kalmasıyla bozulur. Bu palto, bildiğimiz paltolara benzemez. Akaki, yeni paltosuna kavuşmak için türlü fedakarlıklara girişir, “düzenini” bozar ve paltoyu nihayet giydiğinde erkek olduğunu fark edip bir kadının ardından koşar, insanlarla sosyalleşir ve en önemlisi “güzelleştiğini” hisseder. Yani, insan olduğunun farkına varır. Yaşamak zorunda olduğu zorlu hayat şartlarından kısa bir süre için de olsa sıyrılır, belki de ilk defa mutluluğu tadar. Fakat, hikayede paltonun bir baştan çıkarıcı olarak yansıtılmaya çalışıldığını da hissetmedim diyemeyeceğim. Çünkü, paltoyu yapan terzi sanki Akaki’nin şeytandır(!). Paltoya, yani terziye, giden yol pistir, karanlıktır. Terzi zaten “çirkin” ve kötü alışkanlıklara sahiptir. Paltoyu sahibine verdiğinde şeytanın görevi tamamlanır çünkü Akaki o elmayı ısırmıştır. “Çok önem verdiğimiz o ‘aptalca insani değerlerin ve tutkuların’, yani paltonun, bizi düşüşümüze giden yola sokmasına şeytana uyarak izin veririz” diye bir ders çıkarmak üzereydim kitabın sonuna doğru. Fakat Gogol “supernatural” bir sonla güzel bir gol attı. Beni şaşırttı.
Edebiyat
PaltoNikolay Gogol · İtihaki Yayınları · 201746,2bin okunma
·
60 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.