" Bir sanatçı yaratılışından çok, duygulu bir yaradılışı vardı, görünümleri değil, heyecanları arıyordu"
Bana göre bence her şey Emma'nin Charles ile evlenmesiyle başlamadı. Charles için öyle olabilir ama Emma için öyle değildi. Emma karakteri doyumsuz bir karakterdi. Zaten başına ne geldiyse doyumsuzluğundan geldi. Hep yeni heyecan aradı, hep yeni bir sevgi,aşk... Charles ise çok sadık bir karakterdi, karısına hiç toz kondurmazdi ama çok fazla tekrar eden bir hayatı vardı. İşte Emma bunu sevmedi. Hani demiştim Emma için her şey Charles ile evlendiği zaman başlamadı diye heh işte her şey Manastırda başlamıştı. Manastıra gitmesi, Manastırdan dönmesi, Charles'ı beğenmesi hep onun yeni bir heyecan arayışıydı. Ama bu heyecan arayışını çok yanlış şekilde yaptığı gibi aynı zamanda onu olmaması gereken olaylara da sürüklemişti.
"Belli bir toprakta yetişip başka topraklarda boy atamayan bir bitki gibi, kendi mutluluğunu da yeryüzünde ancak bazı yerler sağlayabilirmiş gibi geliyordu ona."
Bu alıntıda ise ben Emma'nın bu arayışlarını kendini ait hissettiği yeri bulması için yaptığını anlıyorum. Ama sanki Emma ait olduğu yeri hiç bulamadı gibi ya da buldu ve kaybetti.
Emma gösterişi seven bir karakterdi, zenginliğin tadına bir kere baktı ki bir daha unutamadı. Aslında zaten bence Emma, Charles'ı ilk zengiliğin tadına bakarken aldattı. Emma için o günden sonra Charles'ı hiç kocası gibi hissetmesi.
Ama bir yandan Charles hiç bir şeyden habersiz Emma' yı köpek gibi seviyordu. Emma'nın onu itmesi bile Charles'a "beni düşündüğü için yaptı" diye bir algı oluşturuyordu. Hani Emma'yı neden Chalers yakalayamadı diye düşünüyoruz ya, iste su alıntı çok güzel açıklıyor.
"Zaten, nesneler ne kadar yakınsa, düşüncesi o kadar sırt çeviriyordu onlara"
Kitapta bir Leon karakteri var. Bu karakteri yaptigi yanlışlar olmasaydı belki de bir şeylerin arkasında kalabilseydi en çok seveceğim karakterdi. Ama şunu isterdim ki Leon yaptığı şeyden pişmanlık duyduğu için bundan vazgeçsin ancak öyle olmadı.
Emma taşındıkların da şöyle düşünmüştü yeni bir sayfa ve bu sayfa beni diğer sayfalardan daha mutlu eder diye. Ancak bu kitapta şunu girdum en iyi günlerin aslında senin felaketini hazirlayabiliyormus. Hani şey olayı vardır ya senin mutlugunun başkasının üzüntüsü olabilir diye ama senin mutluluğun yine senin üzüntün olabilirmiş.
Kitapta betimleme vardı ve bu bazı yerlerde rahatsız etti. Ama ben betimlemeyi pek sevmediğim den dolayı, bunun dışında gayet akıcı kitaptı ve sunuda ekleyeyim , Ben kitabı can yayinlarindan aldım ve onsözünde kitap gayet iyi anlatılmış ama bence önsözü kitabı okuduktan sonra okunursa dahi olur diye düşünüyorum .