"Hayatıma tek bir şey için dua ederek geçirdim, bir Şafak vakti bana doğru bakman için. Yıllardır senin göğüs kafesinin içinde kalbimi sarsmadığım bir an bile bilmem. Yüzünün bana uykumda eşlik etmediği tek bir gece bile olmamıştır. Uykudan uyanan göz kapaklarımın ardında dalgalanmadığın tek bir sabah bile yoktur. Bunlar senin için bir şey ifade ediyor mu buttercup yoksa biraz daha devam etmemi ister misin?"
"Hiç durmasan."
"Bir an bile olmadı ki..."
"Westley eğer benimle alay ediyorsan, seni öldürürüm."
"Seninle alay edeceğimi nasıl düşünebiliyorsun?"
"Ama bir defa bile beni sevdiğini söylemedin."
"Tek istediğim bu mu? Kolay. Seni seviyorum. Oldu mu? Daha yüksek sesle söylememi ister misin? Seni seviyorum. Heceleyerek söyleyeyim mi? Ben se-ni se-vi-yo-rum. Tersten de söyleyebilirim. Seviyorum seni ben."
"Şimdi alay ediyorsun, değil mi?"
"Belki biraz. Ama bunu sana çok uzun zamandır söylüyorum, yalnızca sen dinlemiyordun. Bana her 'çiftçi çocuk bunu yap' dediğinde sana, ' nasıl isterseniz' , diye cevap verdiğim sandım ama bu sadece söylediğimi yanlış duyduğum içindi. Söylediğim şey hep 'seni seviyorum' oldu ama ben hiçbir zaman duymadın ve duyamadım."