·256 syf.····Okunma: 28 Şubat 2022 13:21 Bu kitap beni ilk önce önsözüyle yakaladı. Bir önsöz ne kadar vurucu olabilirse o kadar vurucuydu bana göre. Bir kısmını paylaşmak istiyorum:
️Ancak bir başkasının acısı kendi acına dönüştüğü zaman hayatın ve yazmanın ne demek olduğunu anlarsın. Sanırım bu dünyada, acıdan başka insanların birbirini anlamasını sağlayacak bir şey de yok,çünkü acının iletişim yolu insanların yüreğinin derinliklerinden gecer. Bu yuzden bu kitapta Çin'in acılı zamanlarını yazarken aynı zamanda kendi acılarımı da yazmış oldum. Çünkü Çin'in acısı benim acımdır
Yu Hua kurgu dışı bu kitabında on tane sözcükten yola çıkarak Kültür Devrimi ve Büyük İleri Atılım Projesi'nden sonra Çin'deki sosyokültürel, ekonomik değişimleri, yakın tarihin acılarını, bugünkü Çin oluşurken hangi yollardan geçtiğini anlatıyor.
Çocukluğundan başlayarak Çin'in farklı özellikler taşıyan dönemlerinin birebir şahidi olduğu için anlattıkları çoğunlukla kendi anıları üzerinden şekilleniyor. Diğer yandan genellikle objektif sayılabilecek bir yaklaşımla, ekonomi devi haline gelen Çin'in bu süreçte kazandıkları kadar kaybettiklerini de masaya yatırıyor.
Öyle kelimeler seçmiş ki.. Halk, lider, okumak, yazmak, devrim, farklılıklar, kandırmaca.. Her bir bölümde çok yerinde tespitleri var.
Çin ilgimi çekmez diye düşünebilirsiniz ama ben bana, ülkeme hitap eden bir çok cümle yakaladım. Bize tanıdık gelecek çok fazla şey var. Bu sebeple çok verimli bir okuma oldu. Yüksek derecede ilgiyle ve merakla okudum.
On Sözcükte Çin'i okumak Kanını Satan Adam ve Yaşamak için tamamlayıcı etki yaptı. Bu kitapla birlikte diğer ikisinde anlatılanlar daha anlamlı oldu benim için. Bu üç kitabı da yürekten tavsiye ederim. Ama bence On Sözcükte Çin ile başlayın.
Bu enfes çeviri için Bahar Kılıç'a ve @jaguarkitap a teşekkürler
Okumanız dileğiyle