İnsan İnsana #kitapyorumu #İnsanİnsana
Goodreads: 3,8/5
1000kitap: 8,2/10
3,5/5
“Bir insanın ilişkilerinin niteliği, o insanın yaşamının kalitesini belirler.”
Ne zaman sohbet ediyor hissi uyandıracak bir kitap okumak istesem tercihim Doğan Cüceloğlu olur. İnsan üzerine yaklaşımı, yaptığı çalışmalar, günlük hayattan verdiği örnekler ile okumaktan keyif aldığım yazarlardan bir tanesidir. Yazar, ilişkilerimizde yaşadığımız iletişim sorunlarını, trafik kazalarına benzeterek kitaba başlıyor. Trafik kazalarında “yaralananlar” ve “ölenler” olduğu gibi benzer şekilde iletişim kazalarında da küsenler, ayrılanlar, gücenenlerin bir nevi “yaralıları”, kendi iç dünyasına yönelip yalnızlığa gömülenleri ise “ölenlere” benzetiyor. Söz konusu yaralı ve ölenlerin sayısı azaldıkça toplumdaki bireylerin daha sağlıklı davranışlarda bulunacağı, doğru iletişimin doğru davranışları doğuracağı üzerinde duruyor. Bu yaklaşımını da Amerikalı bilim adamları Paul Watzlawick, Janet H. Beavin ve Don D. Jackson’ın (1967) Pragmatics of Human Communication isimli kitabında ele aldıkları “Temel İletişim Varsayımları” üzerinden açıklıyor. Kişiler arası mesafeden, herhangi bir sorun karşısında tarafların seçtiği tutumdan ve bunların iletişim üzerindeki etkilerinden bahsediyor. Genel olarak iletişimdeki eksiklikleri, hoşgörünün önemini, dinleyebilme ve anlayabilmenin değerini esasen biliyoruz. Fakat söz konusu kendimiz olduğumuzda bilgimize yakışır davranıyor muyuz acaba? Tek taraflı hiçbir çabanın iletişimde eksiklikleri gideremeyeceği gibi, tarafların yanlış tutumlarda bulunması da iletişimi zedeleyen unsurlar arasında. Çözümleyici bir iletişimde tarafların doğru tutumları seçmesi gerekiyor. Cüceloğlu, sevgi eksikliğinin iletişim kazaları doğurabileceğini ifade ediyor. Özellikle yetişme çağında sevgisiz büyüyen bireylerin daha sonraki yaşlarında da iletişimlerinde sıkıntı yaşadığını, hoşgörüden uzak bir çerçevede ilişkilerine devam ettiğini ve zamanla bunun kendi öz benliğinde yabancılaşmaya yol açtığını vurguluyor. Hatta bu konuyu teknoloji üzerinden çok açıklayıcı bir şekilde örneklendirmiş. Günümüzde bireyler arası iletişimi kolaylaştıran teknolojiden söz ederken aynı zamanda bu gelişimin bir sonucu olarak insanların topluma yabancılaşarak yalnızlığının arttığından bahsediyoruz. Günlük iletişimdeki sayısal artış, nitelikli artış olmadığı sürece ilişkilerin derinliğini yüzeyselleştiriyor. Kişiler arası iletişim kurmak kolaylaşırken (sosyal medya vs.) insanlar geçmişe oranla daha az yalnız olmalıydı. Etkileşimi bu denli yoğunlaşmış kişilerin bireyselliğinden söz etmek biraz düşündürücü. “Tüket at.” zihniyeti sadece nesnelerde değil, insan ilişkilerinde de kendini gösteriyor. Bu bağlamda yazarın bahsettiği örnekler de günümüz dünyasını bir ayna gibi yansıtıyor. Doğru seçimlerde bulunup, doğru tutumları geliştirebilmemiz için faydalı bilgiler içeren bir eser. Bayağı bir puan kırdım. Çünkü anlatılan konular güzel olmasına rağmen yazar tekrara düşme hissi uyandırdı bende. Eğer daha önce Cüceloğlu’ndan çok fazla eser okumadıysanız, muhtemelen benim yaşadığım tekrara düşme hissini yaşamayacaksınızdır. Dilerim sizler okurken daha fazla lezzet alırsınız. Keyifli okumalar.