Kitaba isim düşünen yazarımız bir gün bir itfaiye erine kitapların kaç derece de yanabileceğini sorar. İtfaiye eri 451 fahrenheit cevabını verir ve yazar kitabının ismini bulmuş olur. Gerçekte 451 fahrenheit da kitabın yanıp yanmadığı bilinmemektedir. Sembolik bir olgu da olabilir. Kitabın ismini çok duymuştum. Yazın bir solukta okudum ve etkilendim. Etkisi altına alan bir dili var. Korkunç ve üzücü manzaralar canlanıyor gözünüz önene genelde distopya okumayı seven kişilerin beğeneceğini düşünüyorum. Kitabın konusu normalde görevi yangın söndürmek olan itfaiyelerin yangın çıkartması ve kitapları yakmaları. Kitapları seven ve korumak isteyen bir grup insan kitapların yakılacağını bildiklerinden kitapları ezberlemek zorunda kalıyor ve elinde olan kitapları saklıyorlar. Guy Montag bir itfaiyecidir onun gözünden anlatılıyor olaylar. Başlarda o da kitap yakmaktan zevk alıyor fakat ilerleyen zamanlarda bir uyanış gerçekleşiyor. Bir kitabı saklıyor. Burdan sonra kahraman da değişimler meydana geliyor. İçinde bulunduğu durumu sorgulamaya ve bu işin içinde olduğu için nefret etmeye başlıyor. Kitapda tek düzeliğin normal olduğunu ve kitap okumanın gerekli olmadığı, sakıncalı olduğu anlatılıyor. Bilgilenmenin önüne ket vuruluyor. Aydınlanmanın önü kapatılıyor. Kitapları seven ve kitaplara özen gösteren insanların severek okuyacağı bir eser. Bana izlediğim bir filmi anımsattı. "Kitap hırsızı" filminde de benzer görüntüler vardı, orada itfaiyeciler yoktu. Nazi Almanya'sının kitapları gereksiz görmesi ve meydanlarda yakmasını anlatan film ile bu eser arasında ben bağlantı kurdum. Merak edenler hem kitabı hem de filmi izleyebilir. Film aynı adlı bir kitaptan uyarlamadır.