Bizim ülkede görmek değil göstermek yasaktır der Hasan Hüseyin Korkmazgil .
Ya kardeşim Ya Midas Kulaklarından Utanmasın ! Utanmadan göstersin ! Ya da bunu haykıranı öldürmesin !
Siyasette bir hastalık, bir sendrom var. Turner sendromu. Ama bu bildiğimiz Turner sendromu değil. Bunun adı döneklik hastalığı.
Turn İngilizce'de biliyorsunuz ki dönmek demek :)
Geçen Mayıs ayında Ankara Hayvanat Bahçesi Müdürü iken TÜBİTAK ULAKBİM Müdür Yardımcılığı görevine getirilen Mustafa Sancar'ın CV'si sosyal medyadan yayımlandı. Cahit Arf Bilgi Merkezi'nin de sorumlusu olan Sancar, imam hatip lisesi ve ilahiyat fakültesi mezunu.
Eski Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Yardımcısı, şimdi de görevini Gelecek Partisi Genel Başkanı Yardımcısı olarak ifa eden Ahmet Selçuk Özdağ'ın üzerine silahlı saldırı düzenleyerek 'kasten adam yaralama suçundan yargılanması gerekirken Gülahmet TÜRK Bursa Ülkü Ocakları İl Başkanı yapıldı.
Akp Gaziantep Milletvekiliği sonra da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yapılan Fatma Şahin Ferhat'ın Şirin'i deldiği gibi, gafıyla meşhur olduğu kadar iş isteyen engelli vatandaşına 'Seni evlendirmek lazım' gafıyla da meşhur. Bir kereden bir şey olmaz'ı da unutmadık. Ensar davası düştüğü zaman tebriğe giren milletvekillerini de onlardan tek tek hesap soracağız.
Tek amacı sesini duyurmak olan kanser hastası kıza para vermeğe kalkıp dilenci yerine koyan şerefsiz adamı da.
O kadar soysuzluğun gündemde olduğu zaman sırf gündemi değiştirmek için 6 yıl önce yazılmış şarkıyı Minik Serçe ile aralarında anlaşıp aranje edip yangından mal kaçırır gibi hemen mahkemeye veren Silivri'nin Tapu Müdürü ve yandaşı Kaçak Saray'ın Arka Bahçeli'si için zamanında Serçe şu sözleri söylemişti:
"Evet, demeyen lanetlidir. Yetmez ama evet !"
Hakikaten de yetmemiş. Çünkü bunca yolsuzluğun kayyumun başka bir açıklamasını bulmak zor.
Şimdi de o kadar kirli işlerin işlendiği tarikat, cemaat yurdu, ülkü ocakları gibi yerlerin terör yuvalarının kapatılmasını talep etmek yerine zamanında DİSK 'le uğraştığımız gibi şimdi de Türk Tabipleri Birliği'nin kapatılmasını istiyorlar. Doğru kendi ayaklarına sıkacak değiller sonuçta.
Adaleti olmayan bir sözde hukuk ülkesinde;
Eğitimden anlamayan adam eğitimci, vatan haini adam vatansever, pedofili imam, dinsiz dindar,ekonomiden anlamayan adam ekonomist oluyor.
Hani Müslüm Baba diyor ya " Kötüysem düşkünsem sana ne bundan ! " Ha işte bu şarkıdaki sözleri kendi siyasetlerine uyguluyor bunlar.
Biz yine de umudumuzu serin ve dipdiri tutalım !
Deniz Gezmiş 'in de söylediği gibi; " Talan ettiğiniz bu vatan esaretinizden mutlaka kurtulacaktır. "
Esas entrika şimdi yaşanıyor. Yılın, zamanın pek önemi yok.
Gezi'de, Boğaziçi'nde gördüklerimiz provaydı.
Allah gerçeğinden korusun !
Devrimci selamlar !