Puan vermedi·944 syf.··Beğendi
· Beş haftadan fazla zamanımı ayırdığım bu cengaverin herhangi bir incelemeye sahip olmadığını görünce, kitabı okumaya hevesli ve yorumlara meraklı okurların meraklarını arttırıp kafalarındaki bazı tereddütleri gidermek adına veyahut bu kitap kendilerine uygun değilse bunu gün yüzüne çıkarma hedefiyle incelememi kaleme alıyorum.
*Öncelikle Kazım Karabekir kimdir?
Kazım Karabekir, Şark(Doğu) cephelerindeki kumandanlığı ve başarılarıyla tarihe adını altın harflerle yazdırmış önemli bir komutandır. En azından bu kitabı okumak adına bu kadarını bilmek kâfidir.
*Kitap nasıl bir üsluba sahip?
Kitap ağır bir üslupla, bolca Osmanlıca kelimeler kullanılarak yazılmış. Bizim aşina olduğumuz kelimelerden ziyade daha çok farsça tamlamalar üzerine kurulu. Hele bazı mektuplar ve resmi yazışmalar var ki, koskoca sayfada anladığım tek kelime bazen "ve" bağlacı oluyordu. Abartıyorum elbette fakat okumak için biraz sabrınızı ve zamanınızı talep eden bir kitap. (Resmi yazışmalar harici Kazım Paşa'nın kendi dili fevkalade bizim kullandığımız sadelik düzeyinde)
*Kitabın içeriği
Aslında kitap, 5 ayrı kitabın birleştirilmesinden elde edilmiş.
1. Kitap: Cihan harbine neden girdik?
~ Bu bölümde: Osmanlı'nın o zamanki durumu, dönemin şartları, İttihat ve Terakki erkanının yönetim anlayışı ve Enver Paşa'nın Almanlarla münasebetini anlatıyor.
2. Kitap: Cihan harbine nasıl girdik?
~ Bu bölüm daha çok Türk-Alman ilişkisi üzerinde duruyor. Enver Paşa'nın nasıl Alman zabitlerin oyunlarına geldiğini ve Türk halkının nasıl Alman propagandalarına kandığını anlatıyor.
Burada özellikle dikkatimi çeken, Almanların üzerimizdeki ciddi tesiri ve Osmanlı'nın savaşa girdiğini en son öğrenenlerden birinin padişah olması. Padişahın yönetimdeki etkisizliği ve Almanların müthiş istihbarat-casusluk teşkilatları. Almanlar, Enver Paşa'nın kaşındaki hafif beyazlığı bile cihangirlik alameti göstererek Osmanlı tebaasını savaşa girmesi için gaza getiriyor.
3. Kitap: Irak Cephesi
~ Artık savaş başladı. Daha çok mektuplar üzerine kurulu bir kitap.
4. Kitap: Erzincan ve Erzurum'un kurtuluşu
~ Ermenilerin, Türklere yaptığı muhteşem mezalimi anlatmayı es geçmemiş Kazım baba. Adı üstünde, Erzincan ve Erzurum'un o kıtlıkta ve zorlukta büyük uğraşlarla nasıl kurtarıldığını anlatıyor. Ayriyeten cephedeki Rusların, Ermeniler üzerindeki tesiri ve Rus-Türk ilişkileri de ele alınmış. Erzurum kumandan vekili olan Rus Yarbay Twerdo Khlebof'un, Ermenilerin nasıl Türkleri katlettiğini ve ne tür işkenceler yaptıklarını yazdığı belgelerin doğrudan aktarılmış olması da büyük önem arz ediyor.
5. Kitap: Sarıkamış Kars ve Ötesi
~ Kazım Karabekir'in üstü olan fakat sürekli sürtüştüğü ve fikirlerinin ters düştüğü Vehbi Paşa'nın "Daha fazla ilerleme" "Onu yapma" "Şunu şöyle yap" gibi fikirlerine itimat etmeyip nasıl bir yol izlediği, mektuplarla ve resmi belgelerle açıkça gösteriliyor. Vehbi Paşa, Kazım Karabekir'e sözünü dinlemediği için çok kızıyor fakat kendine özgü tavırlarıyla düşmanı yurdumuzdan püskürten Kazım Paşa, Şark Fatihi unvanını almaya bu başarılarıyla layık görülüyor.
Okunmaya değer bir kitap. Ufuk açıcı. İlgisi olmayanlara önermem çünkü oldukça ayrıntı içerebiliyor bazı yerlerde ve mektupları okumak eziyete dönüşebilir. Fakat her şeyden öte bu kitap, 1. Dünya Savaşı ile ilgili kesinlikle çok önemli bir kaynak.
İncelememi Kazım Karabekir'in şu sözleriyle bitiriyorum, "Yanlış bilgi felaket kaynağıdır vatandaş. Her işin evvela hakikatını ara ve öğren, sonra münakaşasını istediğin gibi yap."