Gönderi

1984( ELEŞTİRİ VE İNCELEME) spoiler içerir!!!
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
OLAĞAN DİSTOPYA Günümüzde ve tüm çağlarda da olduğu gibi zor şartlar altında kalan insanlar zamanla bulundukları duruma adapte olurlar. Zavallı insanların bu adaptasyonundan faydalanmak isteyen açık gözler de, insanların başına yönetici ve lider konumunda geçerler. Bu liderler kendi çıkarları doğrultusunda oluşturdukları sistemlerine insanları adapte ederler. Sistemlerinin içinde olmaya zorlarlar. Kendi kurallarını insanlara zorla dayatırlar. Bu sistemin dışında kalmak isteyenleri ise dışlarlar ve cezalandırırlar. İnsanlar bir müddet sonra bu saçma düzenlere göz yummaya, alışmaya başlarlar. Hatta bazıları hallerinden memnun bile olur. Bir çift kıyafetleri olsa da, 20 saatten fazla çalışsalar da kısaca çok kötü durumda olsalar da başlarındaki şahsı kendilerine ilah edinip ona sevgi dolu sözcükler yağdırarak onu yüceltirler. Çünkü onlara vadedilen hayattaki en değerli şey olan yaşamdı. O kadar körelmişlerdi ki yaşamak yetiyordu onlara. Yaşamın kalitesinin bir önemi yoktur onlar için. George Orwell’in 1984 kitabındaki distopya genel hatlarıyla bu şekildedir. Körü körüne yaşayan insanların gözlerini bir nebzede olsa açıp, her yönetmeye kalkana boyun eğmemeyi, sorgulamayı öğretmeyi amaçlamıştır. Elbette ki her toplumun bir lidere, bir yol göstericiye ihtiyacı vardır. Liderin hitap ettiği kitle sefalet içinde yüzerken, bu sistemin başındakiler bolluk içinde yaşıyorlarsa bu bir yönetim değil zulümdür. Liderlerin kendi çıkarlarını gözeterek oluşturdukları bu sisteme, çeşitli yalan ve vaatlerle insanları bu sisteme dahil ederler ya da sistemde tutarlar. Sistemin başındakiler ayaklananları, baş kaldıranları ve sisteme karşı gelenleri ortadan kaldırırlar. Sitemdeki ufak bir pürüz her şeyi mahvedebilir, diğer itaatkar halkı galeyana getirebilir ve uyuyan halkı uykusundan uyandırıp tüm sistemi bitirebilir. Orwell kitapta bu olayı düşünce polisi ve buharlaştırma denilen ortadan kaldırmaya olaylarıyla betimlemiştir. Kitaptaki ana karakter olan Winston Smith'in partiye karşı düşüncelerini, eyleme dökmeye başlayıp düşünce polisi tarafından yakalanıp ıslah edilmesiyle açıklanmıştır. Sisteme karşı gelmek mümkün değildir. Sistemdeki pürüzler bulunup imha edilir. Özel hayatın, düşünmenin ve konulan saçma kurallara aykırı hareket etmenin olmadığı bir distopya yazıyor Orwell. Her sokak her ev tele-ekran diye bahsettiği dinlenmekte ve izlenmektedir. Orwell adeta bir zaman yolcusu gibi geleceğe müthiş bir atıfta bulunuyor. Şuan ellerimizden düşünmediğimiz telefonlar, birileri tarafından izleniyor ve gözetleniyor. Hatta yönetiliyoruz. Orwell’in bahsettiği tele-ekranlar en azından açık açık emir veriyor, dinliyor ve gözetliyor. Ancak şuan telefonlar hayatımızın bir parçası haline geldi. Zorla yapmalarına gerek bile kalmadı. İnsanlar bile isteye alıp kullanıyor. Belkide yöneticiler kendilerini, Orwell’in gelecek distopyasından daha da ileri taşımışlardır. Hiç zorlanmadan artık insanları sistemlerinde tutabiliyorlar. Liderler yaptıkları hataları, duruma ve zamana göre değişen bilgileri geçmişten temizleyip, hiç yaşanmamış gibi davranıyorlar. Kitapta, verilen verilerin yanlışlıkları, duruma göre değişen düşman devletler geçmişten temizlenip tarih tekrardan yazılıyor. Geçmişi temizledikleri için hiçbir ispat kalmıyor ve kanıtlanması imkansız olaylar haline geliyor. İstedikleri gibi geçmişe yön vermeleri her konuda haklı çıkmalarını sağlar.” Geçmişi yöneten geleceğe yön verir" düşüncesiyle kendi sistemlerini daim kılarlar. Ana karakter olan Winston Smith özel bir yeteneği olmayan sıradan bir insan tasviriyle yazılmış ancak sıradan olmasına rağmen distopyadaki düşük seviyeden dolayı daha akıllıca davranan sisteme karşı gelip düşünen bir karakter olarak tasarlanmıştır. Onu düşünmeye iten ise çalıştığı departmandaki görevinden dolayı saçma hataları düzeltmekle görevlidir. Yani yanlış olan geçmiş bilgileri silmektir görevi. Bu saçmalıklar sistemi sorgulamasına sebep olmuştur. Winston'un sevgilisi olarak tasarlanan Julia karakteri ise tam anlamıyla bir partici gibi gözüken ama saçma kurallardan ve sistemden bıkmış ara ara kaçamaklar yapan biri olarak tasvir edilmiştir. Julia yakalanmamak için elinden geldiğince partici gibi gözükür. Fakat anlam veremediğim bir detayda var üst düzey parti üyeleriyle ilişkisi olması partinin ve sistemin baştan bir bozulma içinde olduğunu düşündürüyor. Üsttekiler istediklerini yapsın diye de böyle bir sistem var olabilir. Winston'dan üst konumda bulunan O'Brien ise çalışanların başında duran yetkilidir. Winston ve Julia arasındaki bağlantıyı çözüp parti karşıtıymış gibi davranarak onları yakalanmasını sağlamıştır. Parti karıştı gibi gözüküp, partiye karşı düşüncelerini olan kişileri yakalamakla yükümlü üst düzey bir parti üyesidir. Büyük Birader diye bahsedilen gizemli partinin kurucusu kitapta somut anlamda tam olarak var mı, tam olarak kavramak mümkün değil. Her yerde üzerinde “Büyük Birader seni izliyor" yazan posterler vardır. Kitapta gerçek anlamda var olan kimliği saklı biride olabilir fakat gerçekte olmayan sadece insanları yönetmeyi kolaylaştırmak için partinin üst düzey üyelerinin oluşturduğu kusursuz bir karakterde olabilir. Orwell’in oluşturduğu distopya ki oluşturulan yapıyı anlamaya başladığınızda distopyadaki parçaları yaşantınızla eşleştirmeye başlıyorsunuz. Bu parçalar yerine oturduğunda aydınlanıp bu saçma düzenin bir parçası olmamaya çalışıyorsunuz ama ne yazık ki hepimiz bu büyük sistemin içinde kapana kısılmış bir fare gibi debelenip duruyoruz. Tam kurtuldum derken ya önümüze engeller konuyor ya da korkutulup sistemde kalmamız sağlanıyor. Hepimiz Orwell’in distopyasinin birer parçası haline geliyoruz.
Felsefe-Düşünce
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma
·
102 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.