Yaşamak. Zamanını, mekanını ve nasılını bilmeden dahi olsa, ölümü bilerek yaşamak. Pek çoğumuz için acı bir gerçek. Kitapta bize sunulan karakterimiz de tıpkı bizim gibi. Aynı duyguları tadıyor-du. Bir farkla. Zamanını, mekanını ve nasılını bilerek.. Her geçen saniye onu giyotin sehpasına ulaştıran bir araç görevi üstleniyordu.
Victor Hugo kalemini öyle güçlü kullanmış ki sadece okumuyorsunuz, aynı zaman da okurken düşünüp hissediyorsunuz. Bunun üstünde betimlemelerinin etkisi büyük. "Geride dünyanın kalacağını bilerek nasıl ölür insan? " demişti Şükrü Erbaş. Bu eserde dünya görevini karakterimizin kızı Marie üstleniyor. 104. sayfadaki alıntıyla bu düşünceyi destekleyebilirim:
"Öyle tatlı bir sözcük ki büyük insanların dilinde kalamaz: Baba!
Oysa bir kez daha, sadece bir kez, bu ağızdan o sözcüğü işitmek, işte, elimden alınan kırk yıllık hayatın karşılığında sadece bunu isterdim... "
Victor HugoBir İdam Mahkumunun Son Günü