·128 syf.····Okunma: 27 Mart 2022 01:22 Kitap bir roman olmasından ziyade bir hikayeler zincirine takılmış dönüp duruyor. Ölümün arasında kalmış bir insanın ölümü düşlemesi ve düşünmesi. Kitapta bir çok karakter var gerekli gereksiz, bir de mercanımız var. Mercanı, ben Ayvalıkta denizin dibinde toplanmış bir resifin ateş renginde olan bir canlısı olarak görüyorum.
Suyun içinde ve bir toprağın üzerinde. Hep bir kusma eylemi içinde, ölüme kusma, intihara kusma, hayata kusma, babaya, anneye, her şeye kusma. Mercanın etrafında ki bunca insan bir balık ve Mercanın olduğu resifte mercandan zehirleniyor gibiler.
Kitapta mübadele var. Savaş var, iyi ermeniler var kötü ermeniler var, iyi türkler var kötü türkler var. Kitapta insan var. Seksenler var (dizi olmayan) işkence görmüş üniversite öğrencileri ve hayatına girip çıkan bir çok insanın onun hayatından önce nezarethane tanışı olması var.
Kitap bir hikaye kitabı olarak okunursa daha verimli olacağına inanıyorum. Bazı isimler aynı olsa bile hikayeleri farklılaşıyor. Kitap gündelik hayatın bir çok noktasında dolanıyor. Tabii ki bu gündelik hayatın farkındalığını kazanmak için bir kaç kuşak öncesiylr sohbet etmenizde fayda var. Kaygı hep aynı kalacak, hiçbir zaman değişmeyecek fakat yaşanmışlığının nasıl değiştiğini anlamak biz okurlar için ders niteliğinde olacak.