Aşk Meçhule Yürür

·
Okunma
·
Beğeni
·
511
Gösterim
Adı:
Aşk Meçhule Yürür
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750832185
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Belleğin karanlık kuyusuna yolculuk Filiz Özdem'den yeni bir roman: Aşk Meçhule Yürür YKY okurlarının, çoçuklara yönelik eserleriyle olduğu kadar Korku Benim Sahibim, Düş Hırkası ve Yalan Sureleri’nden oluşan “Veda Üçlemesi”yle ve Rüya Bekleyen Adam adlı romanlarıyla tanıdıkları Filiz Özdem, yeni romanı Aşk Meçhule Yürür'de, “Deniz çekildiği zaman, nasıl ki kumsalda görmediğimiz bir sürü şey açığa çıkarsa, akıl çekildiği zaman da hayat başka türlü görünebilir insana” diyen kahramanı Mercan'la belleğin karanlık kuyusuna bakıyor. Roman, artık var olmayan bir geçmişle henüz var olmamış bir geleceğin arasına sıkışıp kalmış, “neşe ile keder, korku ile cesaret, varlık ile yokluk arasında gidip gelen” incinmiş bir kadının hatıralarını taşıyor okura: “Ya ifrat ya tefrit” diyen, “başka türlü biri” olmanın dayanılmaz ağırlığıyla bir türlü hayata karışamayan Mercan'ın eğilip bükülen “ayarsız” belleği, “akıl çekildiğinde” geride kalanlarla bileniyor; varoluş, keskin bir bıçağa dönüşüyor. Geçmişin lime lime ipliklerini kelimelerin merhametli dokuşlarıyla onaran Filiz Özdem, Aşk Meçhule Yürür'de varoluşun belleğini sorguluyor; çocukluğun ve aşkın karanlık kuyusunda bulduğu o ağır demir kapıyı, kıldan ince kılıçtan keskin bir soruyla çalıyor: “Hatırladıkların kadar mısın, unutmadıkların kadar mı?”
128 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
.

Birkaç cümlesini de burada paylaşıyorum.Herkese iyi haftalar diliyorum

Neden yaşamak bu kadar ağır bir yüke dönüşüyordu bazılarının ellerinde?Kim cevap verebilir buna?Ben değil...

Bizi inciten aşk değil,teslimiyet.

Bazı bedenlerin birbiri için yaratıldığını ve bu bedenlerin buluşmasının her zaman mümkün olmadığını,hatta bu mutlu tesadüfün bazı insanları hiç bulmadığını kim inkar edebilir?Yine de,bedenlerin birbiri için yaratılmış olması,ruhların da birbiri için yaratıldığı koşulunu beraberinde getirmiyor.Hatta bazen,ruhu bile kendisi için yaratılmamış birine teslim oluyor insan.

Evde biri rüya anlatmaya kalktı mı,ninem hemen susturur,kalkıp koluna yapışır ve musluğun yanına götürürdü.Suyu açar,”Hah...Şimdi anlat,rüya akan suya anlatılır evladım...”derdi.Bir derdi olana da, “Suya koy iç!”deyişini hiç unutmam.İnsanı,yine kendi derdi iyileştirirmiş.Benim derdimi iyileştirebilecek bir su yoktu;daha doğrusu,ben derdimi içimden çıkaramıyordum,her yanım su olsa ne yazardı!

#filizözdem #aşkmeçhuleyürür #ykyyayınları
Deniz çekildiği zaman nasıl ki kumsalda görmediğimiz bir sürü şey açığa çıkarsa akıl çekildiği zaman da hayat başka türlü görünebilir insana
"Yaşadığın anın içinde kendini yetişkin sanıyorsun. Halbuki üzerinden yıllar geçtikçe, hafızanın fotoğrafhanesindeki karelere baktıkça, insanın burnunun direği sızlıyor, hayata ve kendisine karşı içi merhametle doluyor. Meğer çocukmuşuz hep..." 
Konuştuğumuz kelimelerin dünyası ile yazdığımız kelimelerin dünyası arasında, sözlü dil ile yazılı dil arasında, ne aşılmaz bir uçurum var aslında.
Bazı bedenlerin birbiri için yaratıldığını ve bu bedenlerin buluşmasının her zaman mümkün olmadığını, hatta bu mutlu tesadüfün bazı insanları hiç bulmadığını kim inkar edebillir?
"Belki de ruh denen, karanlığa,  dibe doğru uzanan derin bir kuyu değil; gittiği her yöne doğru çatallanan, pek çok irili ufaklı yola bölünerek labirentler şeklinde dibine, dikine, verev, döngüsel, yatay, karmaşık yollar izleyen, başına buyruk sarmal bir kuyuydu."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşk Meçhule Yürür
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750832185
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Belleğin karanlık kuyusuna yolculuk Filiz Özdem'den yeni bir roman: Aşk Meçhule Yürür YKY okurlarının, çoçuklara yönelik eserleriyle olduğu kadar Korku Benim Sahibim, Düş Hırkası ve Yalan Sureleri’nden oluşan “Veda Üçlemesi”yle ve Rüya Bekleyen Adam adlı romanlarıyla tanıdıkları Filiz Özdem, yeni romanı Aşk Meçhule Yürür'de, “Deniz çekildiği zaman, nasıl ki kumsalda görmediğimiz bir sürü şey açığa çıkarsa, akıl çekildiği zaman da hayat başka türlü görünebilir insana” diyen kahramanı Mercan'la belleğin karanlık kuyusuna bakıyor. Roman, artık var olmayan bir geçmişle henüz var olmamış bir geleceğin arasına sıkışıp kalmış, “neşe ile keder, korku ile cesaret, varlık ile yokluk arasında gidip gelen” incinmiş bir kadının hatıralarını taşıyor okura: “Ya ifrat ya tefrit” diyen, “başka türlü biri” olmanın dayanılmaz ağırlığıyla bir türlü hayata karışamayan Mercan'ın eğilip bükülen “ayarsız” belleği, “akıl çekildiğinde” geride kalanlarla bileniyor; varoluş, keskin bir bıçağa dönüşüyor. Geçmişin lime lime ipliklerini kelimelerin merhametli dokuşlarıyla onaran Filiz Özdem, Aşk Meçhule Yürür'de varoluşun belleğini sorguluyor; çocukluğun ve aşkın karanlık kuyusunda bulduğu o ağır demir kapıyı, kıldan ince kılıçtan keskin bir soruyla çalıyor: “Hatırladıkların kadar mısın, unutmadıkların kadar mı?”

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Abdullah E.
  • Şule
  • DeVriM.Ce
  • gregorsamsa
  • özlem
  • Kübra Ünal
  • Eda GÜNDAY
  • Tuğba Yıldırım
  • ceren
  • Merve Kadiroğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (1)
9
%0
8
%60 (3)
7
%0
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0