Prens muşkin adlı karakterimiz 4 uzun yılın ardından isviçreden rusyaya geri dönmektedir. Kendisine kalan mirasını almak için gelmektedir. Ama burada yaşayacaklarını hiç bilmemektedir. Trende karşılaştığı adamın kendine neler yapacağını bilmeden gelir. Son kadın muşkinin yanına ziyarete gider ve kocasıyla tanışır. Kocasının odasında bir kadının resmini görür. Nastasya filippovna. Bu kadının yüzünde acı var der. Kitap boyunca prens muşkinin saf ve içten konuşmalarını dinleriz. Onun saflığını budalalık olarak algılar insanlar genelde. Saflığımız oldukça insanlar bizi sevecektir. Ama hep budalalık yaftası yiyeceksin.
Prens sonra moskovaya mirası almaya gidiyor ayrıca nastasya oraya gitmişti. Nastasya hep evleneceğim diyip son anda kaçıyordu. Prens sonra yazlıklarından olduğu bölgeye geldi. Nastasya için. Kendini o kadın için adamıştı ama sonra aglaya ile evlenmeye karar verdi.
Aglaya ise nastasyanın yanına prensle gidip bir çatışma yaşadılar. Prens ise nastayayı seçip hayatını mahvetti ve akıl sağlığını kaybetti.
Saflığın bir aşk ile birleşirse senin felaketin de olabilir zaferinde. Aşk ateşle oynamak gibidir. Ya işlenmiş demir olursun ya da kül olup gidersin. Bunu ayarlamak senin elinde. Sonun prens gibi olmasını istemiyorsanız,kalbinizle değil aklınızla karar verin.