''kimse günahını üstlenmiyor
tüm günahsızlardan başka
açıp açıp soluyor çiçekler
uçup uçup dönüyor kuşlar
toprağı ve göğü zehirliyoruz ha gayret''
Muhit Dergi vesilesi ile tanıştığım şair Arif Ay , tanıyan okurların tarif ettiği gibi ;''Onun sanatı sessiz ve derinden ilerler. Kendisi gibi eserleri de istikamet ehlidir. ''
Sayfalarda şahit olduğum her şiir şu cümlesi ile özet oluyordu .
Diyordu ki ; '' insanın
dağın ve taşın
suça ortak olduğu
günlere geldik .''
satırlarda kaybolmayı ,hasreti , insanlığı , öylece suça ortak olup sustuğumuz olayları ..
Aydında bir deniz kıyısında okumanın verdiği gerçeklikle huzura ermiştim . Şiirler miydi beni böyle hissetmeme neden olan , yoksa denizin masum dalgaları mıydı ..
O gün anladım ki , şiirler en güzel denizin kokusuyla ,rüzgarın saçlarımızı savurduğuyla ya da günbatımının verdiği kızıllıkla okunmalı .
Puslar İçinde eserini rikkatle tavsiye ediyorum .
okuyunuz .
''ey ruhumun pırıltısı
yusuf'un derin kuyusu
iklimlerin solmayan gülü
çağları aştın da
bana da o ateşten
bir demet sundun
ey ruhumun pırıltısı''
''ağlamaklı yerindeyim hasretin
puslu bir aynadır yüzüm
bîçareyim, daldıkça doluyorum
katlansam bir mendil gibi ellerinde''
''enkâzlar arasında kaybolmuş
adı konmamış çocuklardık''