Gönderi

"Ne getirdi beni buraya? Ne itiyor gitmeye beni?"
8/10
·425 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2022 23:43
John Fowles, metinlerinde yaptığı deneyciliği ile bilinen postmodern roman öncülerinden İngiliz yazardır. Öncelikle kendimce kısa bir postmodernizmi açıklamak istiyorum. Postmodernizm, aslında açıklaması ve algılaması oldukça zor bir kavram. Belirli bir kalıba sokarak, bu postmodernizmdir, demek bence güç. Postmodernizme belki kısaca tüm türleri barındıran bir tür diyebiliriz. Oldukça karmaşık ve belirsiz. İnsana en yakın ve insanı en iyi anlatan türlerden bence. John Fowles da bu türün ustalarından sayılıyor ama bu kitabı ne yazık ki çok da bilinmiyor. Belki de postmodernizmin kara yazgısından dolayı. Kitabın konusu klişe bir aşk hikayesi olmasına rağmen Fowles’un uyguladığı yapıbozumla metin adeta evrimleşiyor. Her şeyden önce yazar, her şeyi bilen ve her şeye karar veren Tanrı-yazar rolünü reddedip karakterlere kendi davranışlarını seçme özgürlüğünü veriyor. Tabii ki bunları yazarın uyguladığı bir başka yöntemle, üstkurmaca ile anlıyoruz. Yani biz yazarın metne yaptığı müdahalelerini görüyoruz. Kitap her ne kadar konu bakımından yavan kalsa da içerisinde dönem eleştirisi, psikolojik tahliller, toplum bilimi, İngiliz aristokrasisi var ve bunlar kitabı inanılmaz zengileştirmiş. Yazarımız günümüz modern dünyasından, 1967, 1837 ile 1901 yılları arasını kapsayan Victoria Dönemi'nde İngiltere’sini anlatıyor ki sırf bu karşılaştırmalar bile harika. ” İnsan uğraşlarının hemen her dalında büyük bir ilerleme ve özgürleşme varken, en kişisel ve temel konularda tam bir dikatatörlük hüküm sürüyordu.” (syf. 247) Darwin Türlerin Kökeni’yle büyük bir keşif ortaya atıyor ve J. S. Mill ise kadın hakları ile ilgili çalışmalar yapıyor. Fakat diğer yandan bir kadının bir erkeğe gülmesi bile onu toplum gözünde bir hayat kadınıyla aynı kefeye koyabiliyor. Hatta, ben ilk kez burada okudum, nişanlıdan ayrıldığında size dava bile açılabildiği ve onurunuzu kırmak için bu ayrılığın bir bildiri halinde gazetelere bile verilebildiği bir dönem. İşte böyle bir zamanda, Charles gibi oldukça aydın bir aristokratın ve çağından oldukça ileri düşünceleri olan Sarah’ın bir nevi aşkını okuyoruz. Charles Sarah ile tanışınca kendisine göre üst seviye olan nişanlısı Ernestina’nın da toplumun içindeki sıradan bir birey olduğunu fark ediyor. Fark ediyor diyorum çünkü Charles’ın yalnızca Sarah ile tanışmasından dolayı Tina ile ayrıldığına inanmıyorum. Sarah yalnızca fiziksel bir etken değildi çünkü. Charles için Sarah belki de tüm gelenekçi sistemi yıkan ve özgürlüğün somut bir sembolüydü. Bu yüzden Sarah’tan çok etkilendi. Hatta Sarah ile tanışması bence Tina için oldukça yararlı bile oldu. Hayatı boyunca koca bir yalanı yaşamaktansa belki üç beş ay acı çekti sadece. Charles ise aslında modern insanın kaygılarını en çok taşıyan karakter olabilir. Bir yandan toplumun isteklerini karşılamak için duyduğu “görev” duygusu bir yandan da kendi istek ve arzuları ile olan savaşı sanırım kimseye yabancı gelmez. Sarah ise zaten tam bir modern kadın tasviri. Ayakları üstünde tek başına kalmak isteyen, yaşamak için bir erkeğe ihtiyaç duymama isteği. Hatta öyle ki –SPOILER- ben Sarah’ın bekâretini bozmasını bile bu özgürlük tutkusuna bağlıyorum. Çünkü çoğu kadın “kadınlık zarını” bir zincir gibi görüyor ve Sarah da bu zinciri kırıp gerçekten özgür olma yolunda ilk adımı atmak istemiş olabilir. Ve madem olacak neden sevdiğim bir adamla olmasın ki, diye düşünmüş olması hiç de mantıksız gibi durmuyor. –SPOILER BITTI- Tüm bu duygu ve düşünce karmaşası içinde bir sonuç ya da sorularınıza bir cevap bulacağınızı sanıyorsanız tam bir Viktoryensiniz :) Çünkü gerçek hayatta da kesin sonuçlar ya da kesin cevaplar yoktur. Fowles’ın karakterlere verdiği özgürlüğü hatırlarsınız, işte bu yüzden de kesin ve tek bir son vermiyor kitaba. Zar atıyor ve iki seçeneği bize yazıyor. Fakat sizin düş gücünüzde bu sonlar sonsuz olabilir. Kesinlikle ve kesinlikle tavsiye ediyorum. Yobazlıktan uzak bir çağ özlemiyle, iyi okumalar.
Edebiyat
Fransız Teğmenin KadınıJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20203,030 okunma
··
738 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Usunuza sağlık:) teşekkürler
ecitah
Gönderi Sahibi
Faydalı olduysa ne mutlu 🤩