Her ne kadar, kitaptaki örneklerin büyük çoğunluğu yeni-ateist akımını temsil eden biri üzerinden gitse de aslında vermek istediği mesajı doğrudan yüzümüze çarpıyor. Kitap boyunca bir çok öznel inancın topluma bilim diye nasıl yutturulduğunu ve bu inançların aslında bilimle alakası olmadığını ve dahası temelinde bu problemlerin "bilim yapıcıları" olarak nitelendirdiğimiz bilim adamları tarafından ideolojik bir dayatma haline geldiğini görüyoruz.
Pekala bilim nedir? Khun'a göre: "Bilim dediğimiz şey, bilim adamlarının kabul ettiği şeydir." Öyleyse bu kadar öznelliğin olduğu bir sahada önce bilimin ne olduğundan ziyade ne olmadığını açıklayarak onun sınırlarını belirlemeliyiz. İşte bu kitapta tam da bunun yapıldığını söyleyebilirim.