Tacizci Joona Linna serisinin 5. kitabı. Yani anlayacağınız gibi seriye bodoslama dalış yaptım. Peki bundan şikayetçi miyim? Asla! Polisiye kitaplarda olaylar bağımsızsa eğer ben dedektifin özel hayatında ne olmuş diye sorgulamıyorum. Evet başına ne geldi de böyle oldu? diyorum ama bunun yerine o ana ve olaylara odaklanmayı tercih ediyorum. O yüzden ben çok zorlanmadan okudum. Ama siz ben bu dedektif ne yaşamış? Nerden nereye gelmiş? Neler yapmış? Ben bilmeden yapamam diyorsanız o zaman serinin diğer kitapları ile başlayın kitaba.
•
Psikopat Tacizcimiz kurbanlarını evlerinde yalnız iken filme alır ve eş zamanlı olarak hem internete yükler hem de İsveç polisine yollar.
İlk film ile işin ciddiyetini anlayamayan polisler filmdeki kadını vahşice bir cinayete kurban gitmiş olarak bulur. Ve cinayetlerin ardı arkası kesilmez. Bu göreve dedektif Margot Silverman atanır ama gelen her film ile eli kolu bağlanır. Kurbanın eşinin olay yerine verdiği hasar ve hiçbir şeyi hatırlamaması üzerine Margot, Hipnozcu Erik Maria Bark' dan yardım ister. Erik hipnoz sırasında, kurbanın bulunduğu pozisyonu öğrendiğinde bir anda geçmişin ağırlığı omuzlarına yüklenir. Kendi soruşturmasını yürütmek için bu durumdan dedektife bahsetmeyen Erik için işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Uzun zamandır ortalıklarda olmayan Joona Linna da soruşturmaya dışarıdan dahil olduğunda nefessiz okuyacağınız bir süreç başlıyor.
•
İlk olarak katilimiz belli olana kadar tahmin edemedim. Ben hep bu kişi de bir şey var bak Şule Sarılmışer Nuray'ım diyerek başkasına diktim gözlerimi ama tabi benim dediğim olmadı. Kitabı sevdim ama daha kısa olsa bu kadar uzatılmasa daha güzel olurmuş