Popülaritesi dillere destan ama hep bir önyargı ile yaklaştığım yegâne kitaplardandı, ta ki okuyup, dinleyip, içselleştirene kadar...
Önyargılarının güdümüyle hayata bakışını şekillendiren insancıklar gibiydim bende. Ancak okumaya karar verince ve başlayınca bir insancık olmaktan insan olmaya terfi etmiş olmanın hazzını duyuyorum şu an. Doğrusunu söylemek gerekirse alelade bir aşk macerasını konu alan yeşilçam filmlerini aratmayan bir kitap bekliyordum. İpucu vermek istemiyorum ama hikayesine yüzeysel bir gözle bakıldığında bir nevi yeşilçam filmlerini andırıyor. Ancak Sabahattin Ali gibi bir yazarın üslubuyla okuduğunuzda kendinizle içselleştirebilme imkanını buluyorsunuz. Bu kitap bir insanın başka bir insanı bambaşka bir dünya içerisinde hiç beklemediği bir anda ve üstüne üstlük arayışta olmadığı halde bulabilme ihtimalinin spesifik bir örneğini teşkil ediyor. Tabii daha bambaşka ayrıntıları da içinde barındırıyor. (Buraları sizin keşfetmenizi diliyorum.)
Pek fazla uzatıp metni erintilerden ötürü okunmama eğilimine düşürmek istemeden, bu kitabı gönül rahatlığıyla sizlere tavsiye edebileceğimi söyleyip, iyi okumalar diliyorum efenim...