·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Mart 2022 07:57 Mahmud Sami Efendi, Merhum Şeyh Esad Erbili Efendi'nin halifesidir. Kendisi şeyhlik icazetini Esad Erbili Efendi'den 20 küsürlü yaşlarda almıştır. Darülfünun hukuk mezunu olan Şeyh Efendi üniversite derslerinde sınıfında parmakla gösterilen talebelerdendir. Sami Efendi Hazretleri'nin derslerinde başarısı için kitabın 136. sayfasındaki Mahmud Sami Efendi (Ks) Hazretlerinin Tahsili adlı bölümü okumak yeterli olacaktır. Ancak Sami Efendi'nin diplomaya verdiği değeri şu alıntı veciz bir şekilde gösteriyor: "Bizim de vaktiyle diplomamız vardı. Biz rafa kaldırdık. Asıl olan kulluktur..."
Arapça, Farsça ve Fransızca'yı da çok iyi derecede bildiğini öğrendiğim de Cumhuriyetin bize yamamaya çalıştığı şeyh profili tabiri caizse çatırdadı. Malum olduğu üzere Cumhuriyetin lanse etmeye çalıştığı şeyh tanımı kaba softa, hurafeci, cehalet saçan bir din adamı tasavvuru sunuyor. Hazır yeri gelmişken söylemiş olalım; bu tanımlamalara karşı okumaları kuvvetlendirmek için İsmail Kara Hoca'nın bu minvalde yazdığı yazılara göz atmak ufkunuzu açacaktır.
Sami Efendi'nin hayatından biraz daha bahsedecek olursak kendisinin halifeleri arasında merhum Tahir Büyükkörükçü Hoca Efendi, Medineli Ömer Öztürk, Muhammed Hikmet Tuzkaya Hoca Efendi ve Musa Topbaş Efendi vardır. Bu muhteremlerden benim bildiğim kadarıyla şuan hayatta olan sadece Ömer Öztürk.
Sami Efendi'nin cemaati memleketimizde Erenköy ve Altınoluk Cemaati olarak maruftur.
Benim bildiğim kadarıyla Tahir Hoca tarikat dersi vermemiş ve irşadına tebliğ ile devam etmiştir. Bugün Sami Efendi'nin halifelerinden en çok bilineni Musa Topbaş ve onun sonrasında halifesi ve oğlu olan Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'dir. Bugün çalışmalarını Hüdayi Vakfı olarak dünyanın köşe bucağına ulaştırarak devam ettiriyorlar.
Devrin büyükleri Sami Efendi için ne dedi sorusuna gelecek olursak. Mahmud Ustaosmanoğlu (Mahmud Efendi) Hazretleri'nin şeyhi Ahıskalı Ali Haydar Efendi Sami Efendi için "Eee Sami Efendi gizle bakalım kendini, gizle kendini. Görünüşte kendi halinde bir insan gibisin ama..." derlermiş.
Gönenli Mehmed Efendi ise " öyle bir zata sahipsiniz ki; Bütün kafirler bir araya gelse, gökyüzünden onu yere atsalar yine ayakları üzere düşer. Hiç bir kafir ona bir şey yapamaz. Zira Cenab-ı Hak tarafından te'yid edilen bir vazifesi vardır." demiştir.
Son olarak da şu alıntıyla bitirelim. Ömer Öztürk anlatıyor: "Hz. Mahmûd Sâmî(k.s.) Efendimiz’in Medîne-i Münevvere’ye hicret etme arzusu ile ilgili anlatılan şöyle bir hâdise vardır: ihvandan 5 kişi Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a.) türbesinin yakınlarında mezar yeri almak için belediyeye başvurmuşlar. Babama diyorlar ki “Üstadımıza bir sorar mısın ona da yer alalım mı, isterler mi?” babam da Üstadımıza giderek “Efendim Eyüp’ten mezar yeri satın alıyoruz, eğer arzu ederseniz sizin için de yer alalım mı?” diye soruyor. Efendi Hazretleri de “Eğer herkese gönlünün istediğini, veriyorlarsa bizim gönlümüz Cennetü’l Bakîyi ister, Medîne’yi arzu eder” buyurarak oradan yer istemediğini beyan etmiştir."
"Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri, 92 yaşında iken 12 Şubat 1984’te Medine-i münevvere’de vefat etti. Medine’de kılanan cenaze namazının ardından naaşı Mescid-i Nebevi yanındaki Cennet’ül Bâkî Mezarlığı’na defnedildi."
Kitabın içinde muhteşem hatıralar var. Benim ilgimi çeken başlıklardan bir iki tanesini yazayım: "Bu Dünyaya Uyumaya Gelmedik, Allah Rızasını Aramak, Nişan Yüzüğü, Evliyaullahın Kalbi Mercek Gibidir, El-Emeği Göz Nuru, Seher Disiplini, Dolusu - Boşu, Şifa Ayetleri İlik Gibidir, Müşteride Allah Hatırı Vardır, Dualarla Anılmak, Simitçinin Sevinci, İstikamet - Keramet Hassayeti"
Bu kitabı okuyunca insanın kalbine bir sürur düşüyor. Gönlünüz "Hû"da kalsın. Selametle...