Stalin, ancak tarih tarafından yargılanabilecek kimselerdendir; yaptığı işlerin asıl niteliği, gözden uzaklaştığı ölçüde aydınlık hale gelmektedir. Biz en azından şunu biliyoruz: 1928 yılında o, tek bir ülkede, düşman bir dünya ile çevrilmiş geri bir köylü ülkesinde sosyalizmi kurmaya başlamıştır. O işe başladığında Rusya, köylüydü, cahildi; bitirdiğinde ise, dünyanın ikinci büyük sanayi gücüydü. Ülkeyi iki kez kurdu: Hitler istilasından önce ve bir de savaşın yıkıntıları üzerine. Bu sonsuza dek onun hanesinde kayıtlı kalacak; bu işin mühendisliğini o yaptı.