Farklı beklentilerle okumaya başladığım ancak çok daha farklı şekilde hisler uyandıran kitaptır. Kahramanımız Holden’in hayatından bir kesiti anlatır. Başlarda Holden’in -değişik bir kişi- olduğunu düşünebiliriz. Ancak sayfalar ilerledikçe belki hayatı fazla hızlı yaşamış, çabuk tükenmiş, hiçbir şeyi sevemeyen, depresif bir kişilik profili çizen kitaptır. Bu aklıma Amerikalılarla Kızılderelilerin konuşmasını getirir.
“Çok hızlı gittik, ruhlarımız geride kaldı,ruhlarımızı bekliyoruz” demişler.
İsmiyle hiçbir alakası yoktur kitabın. Yine de akıcıdır, bazı öğretileri de vardır, çerez niteliğindedir.