Öncelikle bu kitap bir çocuk kitabı değil. Karakterlerin birbirini canlı canlı yediği, iç organların havada uçuştuğu, insanların parçalandığı bir kitap Issız tepe ve Artemis, bu kitabı çocuk kategorisinde basıyor. Haliyle çocuklarına bu kitabı alan ebeveynlerin de eleştiri oklarına hedef oluyor seri. Umarım yayınevi gelecek basımlarda bu duruma el atar.
Derek Landy'yi çok severim, kalemini muhteşem bulurum, çöp yazsa bile severek okurum ama yok, bu serisi olmamış. Karakterlere bir türlü ısınamıyorum. Ana karakter beni o kadar darlıyor ki ana babasının kendisini yeme isteğini haklı bulacak noktaya geldim. Sürekli "ühü çok çirkinim", "ühü çok şişmanım", "ühü kimse beni sevmiyo" Ay yeter be! Kızım iblissin sen iblis! Peşinde cehennem köpekleri var, anan baban seni yemeye çalışıyo, seri katiller yakaladığı gibi seni cehenneme yollayacak, yeri mi yaa sence bunların? Adamlar kafasına tüfek dayamış bu hala güçlü ve güzel olsaydım bunlar başıma gelmezdi diyor. Anası babası yese şunu da bi kurtulsak gerçekten sinirden kaşınmaya başladım okurken. Zaten insanları da nasıl bezdirmişse hayatlarından "kampa gittiğin bir hafta evde rahat nefes aldık Allah'ın telefon bağımlısı nemrut suratlı iki kelime sohbet etmekten aciz problematik ergeni" diye isyan ediyorlar bütün kitap. Şöyle bir göbeğinden baseninden iki kıtlasınlar ana karakteri de herkes mutlu olsun. Yazar da kitap üzerinden beden olumlama propagandası yapmayı bıraksın ben de mutlu olayım. Zaten fantastik kitap mı okuyoruz yoksa bir sjw nin Twitter hesabı mı belli değil.
Gerçekten bıraksalar yazarın kaleminin son yıllardaki değişimi hakkında saatlerce dert yanarım. Dünyadaki güncel sorunlara dikkat çekme amaçlı bir şeyler yazmak istiyorsan eğer buna uygun, ciddi türde kitaplar yazmalısın belki de. İblislerle savaşırken araya veganlık, ırkçılık, lgbt, feminizm sıkıştırmaya çalışmak çok bayat duruyor çünkü. Kaldı ki Landy her zaman çok güçlü kadın karakterler yazan biriydi. Onun yazdığı kadınlar kendiliğinden erkek karakterlerle eşit hatta daha güçlü olur, kadın ve erkek karakterler yan yana savaşırdı. Şimdilerde tüm kadın karakterleri bir araya toplayıp "bakın kadınlar olarak ne kadar güçlüyüz go girllll" tarzı bayat ve emanet duran şeyler yazıyor. Ve birden her iki serisindeki ana karakterin de cinsel yönelimini değiştirdi. Yanlış anlaşılma olmasın, ben bunların hiçbirine ASLA karşı değilim, destekçileriyim. Ama bunların satış politikası olarak kullanılması tadımı kaçırıyor. Mesela gerçek hayatta kimse birini tanıtırken "Adı x, memleketi şu, sanırım gay." Demiyor. Böyle bir şey denir mi zaten Allah aşkına? Kitapta var ama bu diyalog...
Toparlamak gerekirse iyi bir konuya sahip, diyaloglar ara ara fazlaca uzatılmış, sonlara doğru sıkan, yer yer atlayarak okutan ama yine de okutan bir kitap. Favori karakterim köpek oldu. Evet, karakterler o kadar saçma ki hepi topu üç dört sahnede olan köpek benim favori karakterim oldu. Ve Virgil... Canım Virgil...
6/10