Gönderi

8/10
·145 syf.··
Beğendi
·
2020 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2020 14:24
Hangi devirde yaşarsak yaşayalım, yaşadığımız süre boyunca belalı tipler, gözüpekler, hainler, gözüpek hainler ve bunların toplamı olan alçaklar mutlaka olacak. Bu alçaklar bazen aşikâr bazen de sır gibi saklı olabildikleri gibi başıboş, avare, yetkin veya idareci konumunda bile olabilirler. Bildiğimiz ilk şey, herhangi bir statü, onların önünde sonunda alçak olmalarına gidecek yolu tıkamaz. Biz aksini düşünsek bile aynı gözüpek hainler, bir koyup beş almayı meziyet haline getirmekten vazgeçmeyecek. İşte Borges de kitabında bu hainlerin, gözüpek alacakların, bir koyup beş alana kadar usandıran tiplerin şöhretlerini insanların yaşantısına çullanmalarına borçlu oluşlarını anlatıyor. Devlet adlı kitabında Bourdieu, alçak olma sürecini zahmetli bir liderlikten azgın bir tirana dönüşen hamleler olarak açıklar. Fakat biz bu kadar acımasız olmayıp tereyağından kıl çeker gibi yaşamayı zahmetlerle elde edilecek alçaklığa ulaşmak şeklinde anlatacağız. Sekiz belalı tipin sekiz öyküsü var Alçaklığın Evrensel Tarihi'nde. Sekiz de "Vesaire" var. İlk sekiz öyküyü okurken zihnimizde bir şeyler şekilleniyor fakat sondaki sekiz "Vesaire"yi okuyunca Borges'in alçaklığın hududunu nerelerde başlattığını ve nerede bitirdiğini iyice karıştırıyoruz. Olsun, en azından anlıyoruz ki gözüpeklik, her hakka tasallut olma ve hak tanımazlık kendisine alçağın karakterinde bir dizi ahlâki, evrensel insanî yasalar kisvesi buluyor. Bu yüzden Borges'in tercihi de "Alçaklığın Evrensel Tarihi" olmuş. Zaman ve mekân fark etmeksizin aynı metodu izleyen alçaklar var. Onları görmek, fehim olmak, mukavemet geliştirmek gerek. Kitabının girişine bir sözle başlıyor büyülü gerçekçi Borges. "Söz tacirliği yapmayan, düşlerle uğraşmayan ve zamanın, sevincin ve bahtsızlıkların uğramadığı yüreğimin..." diyor ve kitabını adıyor. Anlaşılan lafı eğip bükmek Borges'e göre değil. Ancak yine de birkaç fantastik öğe kullanıp mesajı birtakım mecazlarla sunmak da yine Borgesvari bir tutum. Bu tutumu, Borges'in doğumu ve ölümü arasındaki tarihsel süreçte olan bitenlerin yer aldığı kronolojiden de anlayabiliyoruz. Kitaptaki kronoloji, alçaklığın evrensel tarihini sürdürenler ve alçaklara rağmen alçak olmadan yaşayanların kronolojisi. Ermeni milliyetçilerin Osmanlı Bankasına saldırmasıyla başlayan akış, Çernobil faciası ve Simone de Beauvoir'in ölümüyle son buluyor. Kitabın ana bölümünde ise alçaklığın tanımına götürecek farklı sekiz kıssa, rivayet ve hikâyet var. Kitabı bitirince "Alçaklığın varlığı hâlâ aleni. Ve alçaklık, kudemasından çok daha şanslı, çünkü talihi yaver gidiyor." deyip "Alçaklığın Evrensel Talihi" metnini hazırladım. Yeryüzünde şiddet tüm tipolojileriyle ve varyantlarıyla devam ediyor. Alçaklar, bir koyup beş alabilmek adına belli başlı yollar geliştirmeyi de sürdürüyor. Bahsettiğim metinde incelemeye de ekleyeceğim 20 maddelik "Alçaklığın Evrensel Kılavuzu" da olacak. Biz tekrar kitaba dönelim. Borges, inançtan kültüre, karakterden hırsa, kavimlerin yapısından dünyanın verili nimetlerine kadar hemen her türlü malzemeden hisseler oluşturuyor. Her coğrafyadan, Müslüman toplumlardan da alçaklık modelleri aktarıyor. Biz kitabı okurken sırasıyla 20 alçaklık maddesi bulacağız. En azından ben 20 tane tespit ettim. Arttırabilirsiniz: Alçaklık 1: Alçak, elde edecekleri uğruna kitlesel yok edişleri reva görür. Yazılı bir tarihe değil, yazılabilir tarihe biat eder. Alçaklık 2: Alçak için ganimet, tabiatın herkes için adil dağılımla verdiklerini kendi hissesine geçirmesi için göz kamaştıran sebeplerden bir sebeptir. Elde edeceklerinin hırsı, elden çıkaracaklarını basitleştirir, değersizleştirir. Alçaklık 3: Alçak için kutsiyet, ancak ve ancak yapmayı tasarladığı alçaklığın değirmenine su taşıyorsa saygıya değerdir. Kof bir inanç, güçsüzlük alametidir. Alçaklık 4: Alçak, kolayca kazanmanın değil herkesin görebileceği ölçüde bir mücadelenin yanlısıdır. Haklı gösterilmek yerine haklı görünmek alçağın meziyetidir. Alçak 5: Alçaklık, bir an için kendisine inananları doymaz iştahına kurban eden sürekliliğin adıdır. Bir defaya mahsus olan, kötülüktür. Alçaklık, hodbinliğin sürekli olarak zuhur etmesidir. Alçaklık 6: Alçaklıkta kendi halindeki naifin, saf olanın rızkına çullanmak olağandır. Alçak olan, çullanırken kendisine karşı direnenleri gözünün yaşına bakmadan yok eder. Alçaklık 7: Alçaklık, kendisine meşru zeminler “oluşturup” zarar vermeyi önceler. Bu öncelik, kurbanın bir anlık kusur veya boşluğu bulunduğunda kusursuzca uygulanır. Alçak için aldanmak veya boşluk vermek, galebe çalmaya yeter sebeptir. Alçaklık 8: Alçak olan, ahlâki değerleri veya evrensel yasaları yalnızca alçakça davranmasına icazet verecekse kaale alır. İnançlar, suistimal edildikçe kıymete biner. Alçaklık 9: Alçaklığın nezdinde dürüstlük, hilesine sadık kaldıkça geçerlidir. Hileli alçak, dürüsttür. Alçaklık 10: Alçak olan, bir öncekinden daha kayda değer kötülük yapmadıkça kendisine olan saygısı yerine gelmez. Alçaklık büyüyerek, güçlenerek var olur. Alçaklık 11: Alçağın nezdinde zafere giden yolda kaybedilen her şey ufak tefek kayıplardır. Aslolan, yutarak büyümek, iktidarı sağlama alabilmektir. Alçaklık 12: Alçak olan, kendisini var etmek için kazanca tamah eden yeni topolojiler icat eder. Onlarsız bir hiç, onlar varken ilahlaştırılacak bir güç gibi olur. Bilinçsiz bir hazıra konucu, iyi bir alçağın yükselmesi için birebirdir. Alçaklık 13: Alçak, zanaatiyle yaşam sevinci üreten ve böylece ilkeli bir şekilde yaşayanları kendi zalimce himmetlerine muhtaçlar hâline getirir. Alçaklık 14: Alçaklık, konfor ve tatmin duygusu uğruna başka her şeyi gözden çıkarmaya hazırdır. Gözden çıkanlar, alçaklığın kontrolü dahilinde azat olunur. Alçaklık 15: Alçak, kurulu bir sofra varsa kurulup sömürmek; yoksa, bir sofra kurarak sömürmek ister. Gökten icazet alarak veya yeryüzünün beyhudeliğine inandırarak sofrasını kurar, kurulu sofraya yerleşir. Alçaklık 16: Alçak, kendisinden daha alçakça davranan bir başkasını yutmadan serpilemez. Tekelleşmek, alçağın nazarında yegâne maksaktır. Alçaklık 17: Alçak, arzunun kendi ruhunda iktidar olmasına razı olur. Cesareti yaratmak yerine, yaratmanın cesaretine kapılarak inandığını yapmaz, sıklıkla yaptığına inanır. Alçaklık 18: Alçaklık, gözüpek olmayı durum ancak lehine dönmeyecekse kof görür. Aksi durumda tüm gözüpek hamleler alçağın kibrini okşar. Alçaklık 19: Alçaklık, her gözüpekten çıkmaz, ancak her alçağın içinde hain bir gözüpeklik barınır. Alçaklık 20: Alçak, kazandıklarıyla başı dönen, minnet duygusundan yoksun olan ve geldiği noktadan geriye bakmayı kabahat görendir. Kazandıkça kazanmaya odaklı bir tüccardır o. Alçaklığın Evrensel Tarihi'nde şimdilik belirlediğim bunlar. Yine de 20 maddeyi bulanıklıktan berraklığa çıkaran değerli bir çalışma. Nasipleneni bol olsun.
Alçaklığın Evrensel TarihiJorge Luis Borges · İletişim Yayıncılık · 20192,176 okunma
··
2.136 Gösterim
4 Yorum
Inceleme icin tesekurler okuduktan sonra bosluklari doldurdum sayenizde
Bu yorum görüntülenemiyor
Hüseyin HAKAN
Gönderi Sahibi
İyi günler 😌
Harika bir inceleme olmuş 🙏🏻
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.