Hepimize başarılı olmak için hayallerimizin peşinden koşmamız, cesur olmamız, yolumuza çıkan engellere karşı azmimizi ve tutkumuzu kaybetmeden savaş vermemiz gerektiği öğütlenir. Afife Jale bunların hepsini fazlasıyla yapmış. Eğer bugün hala onu sahneye ilk çıkan Müslüman kadın anıyorsak ve onun hakkında yazılan bu kitabı okuyorsak demek ki başarıya da ulaşmış. Ancak ne yazık ki bu başarısının meyvesini yaşarken görememiş. Hiç aranmamış, sorulmamış, belki de onu öldüren bu olmuş. Biz o öldükten yıllar sonra onun hayatını merak ediyoruz ancak o bu başarısının karşılığını yaşarken hiç görememiş, hiç şımaramamış, onore edilmemiş, ödüllendirilmemiş. Afife Jale tiyatro uğruna sağlığından, psikolojik bütünlüğünden, sevdiği adamdan, annesinden ve dadısından vazgeçmiş. Ödediği bu ağır bedel karşılığında ise geriye sadece gökyüzüne yükselen alkış sesleri kalmış.