Sami Karakaş kaleminden #keskinnişancılardasever değişik bir polisiye eser. Kitabın konusu; profesör lakaplı parkinson hastası bir keskin nişancı, evine gelen davetsiz bir misafir aracılığıyla bir iş alır. Bir iş adamının onu aldatan sevgilisini öldürecektir. Hedefi hakkında bilgiler edinir ve harekete geçer. Ama ne hikmetse bir türlü doğru kişiyi öldüremez. Artık kadının sansı mı yoksa kader mi bilemiyoruz. Nişancının beceriksizliğine gülmedim diyemem. Sonunda ise doğru kişiyi bulur fakat bulduğu kişi kimdir? Çoğu insanı soğukkanlılıkla öldüren keskin nişancı Mualla’yı öldürebilecek mi? Öldürdüğü diğer insanları gerçekten kaza ile mi öldürdü? Keyifli bir eserdi. Sonu ise hüzünlü ve beklenmedikti. Kitabın içinde bulunan açık muslukları kapatan süper kahraman hikayesinde su israfına değinilmesi açısından sevdiğim bir detay oldu. Yazar polisiyeye farklı bir bakış, anlatım katmış.