Azil, Arapça’da ayırmak ve uzaklaştırmak anlamına gelen bir kelime. Hakan Günday, 2007 yılında yazdığı bu kitabına adını veren karakteri de kitabın ismiyle uyuşacak biçimde ve başarıyla kurgulamış. Kendisinden okuduğum beşinci kitap olmasından ötürü olsa gerek, dil kullanışı ve okuru yakalayışı şaşırtmıyor beni. Şaşırtan ise önceki okuduğum dört kitabında koruduğu kaliteyi bunda da göstermiş olması. Bu da kendisinin bugünden on yıl önce yetkin bir yazar haline geldiğini gösteriyor.
Kitaba geçmemiz gerekirse ana karakterimizin delilik ile deha arasında seyrettiğini kitabı tanıtan cümleleri gördüğümüzde anlayabiliyoruz.İnsanı düşünmeye, sorgulamaya iten bu söylemler arkası boş olmadığını, bir temel üzerine kurulu olduğunu hissettiriyor okuyucuya.
Biraz farklı bir konu seçimi ve farklı bir yazar tarafından yazıldığı için Azil, açıklığa kavuşmayan kısımları mevcut. Ama yer yer sinir bozucu, yer yer anlamsızca bağlayışı gibi özellikleriyle bu açıklığa kavuşmayan kısımları karanlıkla buluşturuyor kitap.
Azil, fazla sayıda aforizma ihtiva etse de aforizma kaygısıyla yazılmamış, aforizmaların kitabın önüne geçemeyeceği bir kitap olmuş.Açıkçası zirvede bırakmış diyebilirim.