Komünizm kelimenin her anlamıyla en insancıl ideolojidir. Fakat herhangi bir konuya bakarken olduğu gibi hümanizme de aynı felsefi çerçeveden, yani tarihsel maddeci bir bağlam ile bakarlar.
Hümanizmin uzun vadede egemen kılınması için kısa vadede hümanizmin sınırlarının dışına çıkan müdaheleler devrimcidir. Komünistler bu müdahelelerden kaçınmaz, destekler.
2000'lerin başında çok tartışılan o meşhur eylemin ismi gibi, "sürekli aydınlık için 1 dakika karanlık" denklemi durumu betimlemek için çok uygun. Bir avuç sömürücünün baskı altına alınmasının milyonlarca insanın özgürlüğünün yolunu açtığı gibi, sosyalist bir ülkenin kapitalist tehditten korunmak için silah üretmesi gibi, barışın sonsuza dek egemen kılınması için savaşılması gerektiği gibi...
Her şeyi son kertede sınıfların arasındaki üretim ilişkilerinin belirlediği bir gerçeklikte, hümanizme de elbette sınıflarüstü bakılamaz. Hümanizm, daha geniş ve bütünlüklü görülmedikçe bir avuç azınlığın "hümanizmidir". Bugün en insani haklara ve ihtiyaçlara ulaşabilen insanların hangi sınıfın üyeleri olduğunu yüzdelik dilimlere ayırarak bakarsak adına hümanizm denilen meselenin gerçeği ayyuka çıkacaktır.