Göçmen Sorunu Üzerine
Savaştan, yoksulluktan, cihatçılıktan kaçmış olan insanlarımızla dayanışmak ahlaki bir görevdir. Göçmenlerin işlediği suçlardan yola çıkarak ırkçı saldırıda bulunmak son derece yersiz ve yanlıştır. Suç ülkelerin bütün fertleri tarafından işlenmektedir. Suçu işleyen göçmen olunca durumda bir farklılık söz konusu değildir. Göçmenler bulundukları ülkede ucuz işgücü olarak kullanılmakta ve sermaye düzeninin ekmeğine bal sürmektedir. Bu sömürüye karşı çıkılacağına her fırsatta göçmenler suçlanmakta ve ırkçı saldırılara maruz kalmaktadır. Göçmen sorunu göçmenlerin varlığından değil kapitalist iktidarların politikalarında yatmaktadır.
1000Kitap
··5 alıntı·
5,6bin Gösterim
17 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ben memleketimde sokağa çıkamayacak duruma geldim. Geliyorsa edebiyle otursun. Kimsenin dediği bir şey yok hele ki kadın ve çocuklara. Ama savaştan gelip burda kadına kıza musallat oluyorsa kimse kusura bakmasın ırkçılıksa ırkçılık ya da ne dersen. Bu durum iyice laçka oldu. Ben ülkemde bu kadar sorun varken birde bu ne idiği belirsiz insanlarla uğraşmak istemiyorum. Şu an belki beni linçliycekler ama gerçekler bu. Ve hayatim boyunca dil,din,ırk,mezhep fark etmeksizin bir sıralama yapmadim. Ve ayrıca taciz,tecavüz sadece mültecilerde değil ama neler yaptıklarını da ortada. Ve şunu soruyorum. Savaş çıksa hangi ülkeye alacaklar,gidecek miyiz ya da gittik varsayımı yapalim. Mültecilerin yaptıkları taşkinliklari mi yapariz ya da vefa borcundan minnet mi ederiz?
Burak
Gönderi Sahibi
Sorunun asıl kaynağı kapitalist iktidarların politikalarıdır. Sizin için sorunun kaynağı mültecilerin varlığıdır. Göçmenler savaştan kaçmadılar. Kimin kimle savaştığı belli olamayan bir savaşta can güvenliğini sağlamak için ülkemize sığındılar. Suriye'de kurulan örgütlere bir bakın derim onlarca bölünmeler yaşamış zamanla işgale karşı değil birbirlerine silah doğrultmaya başlamışlardır. Böyle bir ortamda kiminle nasıl savaşabilirler?
Erdoğan da kesin dayanışma için almıştır bunları ülkeye. Bedava kimlik verdi, oradan gelecek oyları garantiledi. Sırf koltuk uğruna ülkeyi bataklığa sürükledi. Ahlaki görevmiş. En ahlaklısı biz miydik de hepsini bizim memlekete doldurduk. Alsaymış ya diğer Avrupa ülkeleri de en az bizim kadar
Defolup gitsinler çok mu lazım ülkemize mülteci
"Bizi soyanlar mülteci ve yoksul değil, buralı ve zengin..."
Sizin bu sonu gelmez hümanistliğiniz daha bakalım başımıza neler açacak.
Burak
Gönderi Sahibi
Komünizm kelimenin her anlamıyla en insancıl ideolojidir. Fakat herhangi bir konuya bakarken olduğu gibi hümanizme de aynı felsefi çerçeveden, yani tarihsel maddeci bir bağlam ile bakarlar. Hümanizmin uzun vadede egemen kılınması için kısa vadede hümanizmin sınırlarının dışına çıkan müdaheleler devrimcidir. Komünistler bu müdahelelerden kaçınmaz, destekler. 2000'lerin başında çok tartışılan o meşhur eylemin ismi gibi, "sürekli aydınlık için 1 dakika karanlık" denklemi durumu betimlemek için çok uygun. Bir avuç sömürücünün baskı altına alınmasının milyonlarca insanın özgürlüğünün yolunu açtığı gibi, sosyalist bir ülkenin kapitalist tehditten korunmak için silah üretmesi gibi, barışın sonsuza dek egemen kılınması için savaşılması gerektiği gibi... Her şeyi son kertede sınıfların arasındaki üretim ilişkilerinin belirlediği bir gerçeklikte, hümanizme de elbette sınıflarüstü bakılamaz. Hümanizm, daha geniş ve bütünlüklü görülmedikçe bir avuç azınlığın "hümanizmidir". Bugün en insani haklara ve ihtiyaçlara ulaşabilen insanların hangi sınıfın üyeleri olduğunu yüzdelik dilimlere ayırarak bakarsak adına hümanizm denilen meselenin gerçeği ayyuka çıkacaktır.
Reklam
Vatanın geleceği hakkında kaygılanmak ne zamandan beri ırkçılık oldu.