Gönderi

Prenses olamayacak kadar lirik bir Tezer,
Puan vermedi·119 syf.··
2022 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2022 21:23
Tuhaf bir buruklukla bitişini seyrettiğin Tezer Özlü'nün Yapıkredi yayınlarındaki kitabının kapak fotoğrafına dalıp Tom Jones'ın Delilah'a ''...forgive me Delilah, I just couldn't take anymore'' diye haykırışını dinlemek istiyorsunuz, ki tam olarak şu dakikalarda yaptığım eylem bu. Hakkını verebildiğimiz bir okuma gerçekleştirmek biz delilerin en büyük tutkusu. Öykülerine başlarken bir şeylerin ters gittiğini hissettim, yetersizlik hissiydi bu. Çünkü Tezer Özlü teknik bilmeyen bizler için bodoslama önüne ne geldiyse yazar cinsten öyküler koymuş izlenimi veriyor. Bu noktada Emine Ayan'ın ''Tezer Özlü'nün Eserlerinde ''An''ların İşleniş Formları ve Epifanlar ''makalesine bakmak bilinçli okurların yapabileceği en güzel hamle olur. Çünkü senin bu ne zırvalamış dediğin yerde, zaman kavramını alaşağı eden bir teknik kullanmış. Üstelik bu tekniği zaman kavramıyla kafayı bozmuş Marcel Proust en sağlam biçimde kullanıyor. Epifan denilen bu teknikte olgular, zamansal geçişlerin yok edildiği, geçmiş ve gelecek arasında zihninizde minik aydınlanmalara sebep olan cinsten bir anlatıyla bütünleşiyor. Herkes ölmeden Marcel Proust okumalıysa, bu tekniği sevmekten başka şansımız kalmıyor, üzgünüm. Gelelim Tezer Özlü'nün o naif, detaycı ve su götürmez inceliğiyle kaleme aldığı ve hikaye okumaktan sıkılanların bile kendini kaptırabileceğine inandığım öykülerine: Gerek Cafe Boulevard öyküsünde İstanbul'da günlük kalabalık içerisinde tasvir ettiği insan tiplemeleri, gerekse Hayalet Oğuz öyküsünde kabul görme, tanınma olgularıyla toplumda yer edinmeyi sorgulamaya sebep olan o müthiş gözlem yeteneği... Hepsi öylesine septik bir tarzda ki. Hele Stein Alanı'ndaki Postanede öyküsünde insanın gündelik yaşantısında bürokrasi ve kırtasiyecilikten bunaldığı ve buna mecbur kılındığı andaki koşuşturma esnasında hissettiği o öfkeyi öyle güzel yaşatıyor ki, kişinin depresifliğinin düşünsel ve fiziki eylemleri arasında nasıl bir zıtlık gösterdiğini ve düşünsel eylemlerin ağır bastığı bir atmosferde fiziki eylemlerin kişiden bağımsız gerçekleştiğini düşünebiliyorsunuz. Genel olarak öykülerinde meraklısı iseniz, keşfedici yeni kapılar ve yeni ''şeyler'' öğretici bir tarzı var. Bu hazzı Adalet Ağaoğlu'nda da almıştım. Bu bir çırpıda okumayı ''günah'' sayan bizim gibiler için büyük bir nimet. Şimdi sırada diğer iç sancıları var. Selametle.
Edebiyat
Eski Bahçe Eski SevgiTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 20244,286 okunma
·
191 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.