Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana Tanyerleri ışıdı ışıyacaktı. Deniz sütlimandı, apaktı. Küreklerin şapırtısından başka ses yoktu. ...
Yaşar Kemal'in kaleminden harika bir eser. "Bir Ada Hikâyesi" serisinin ilk kitabı olan "Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana"... Bu serinin de Yaşar Kemal'in en ünlü serisi olan "İnce Memed" ve bir o kadar iyi olan "Dağın Öte Yüzü" serisi kadar güzel olacağından kuşkum yok. Yaşar Kemal'in doğa tasvirleri, doğaya bakışı ve kendine has sözcüklerle betimleme şölenleri yapması ayrıca kitaba renk katmaktadır."Birden dünya çiçekliğe kesti. "Çiçekler, duyulmamış, görülmemiş bir cennetin çiçekleriydi." (syf:17)
...
Kitap, savaştan sonra Yunanistan ve Türkiye arasında alınan bir kararla yapılacak olan mübadeleyi ele alıyor.( Türkiye-Yunanistan nüfus mübâdelesi, 1923 yılında Lozan Barış Antlaşması'na ek olarak yapılan sözleşme uyarınca Türkiye Cumhuriyeti ve Yunanistan Krallığı'nın kendi ülkelerinin yurttaşlarını din esası üzerine tehcir ve zorunlu göçe tabi tutmasına verilen addır.) Yaşar Kemal, kitapta mübadelenin nedenini veya olup olmaması gerektiğini tartışmıyor. Mübadele sonrası yaşanmış ve yaşanmış olması muhtemel olan durumları kurgulayarak tüm çıplaklığıyla önümüze sermiştir. Bunun yanı sıra savaşı ve savaşın insan üzerinde bıraktığı tesiri anlatmaya çalışıyor kahramanlar üzerinden. Binlerce insan evini barkını bırakıp doğup büyüdüğü topraklardan göç etmek zorunda kalmıştır . "Ne olursa olsun, bir insanı toprağından koparıp almak, onun yüreğini koparıp almak gibi bir acı değil midir?". (syf:90)
...
Söz konusu göçe tabi olan ada halkımız daha ne olduğunu anlayamadan adayı terk etmek zorunda kalmışlardır. Yalnızca birisi adayı terk etmez. Adayı bırakıp gitmeyi kabullenemeyen Vasili ve onun başından geçenler...Öykümüz Poyraz Musa'nın adaya gelmesiyle başlıyor. Bu kitapta Poyraz Musa'nın kim olduğu neden bu adaya geldiği anlatılıyor. Poyraz Musa'nın başından geçenleri, bulunduğu savaşları, yaşadıklarını adeta onunla birlikte yaşıyorsunuz... Tabii Yaşar Kemal'in işinin ustalığı sayesinde.
Savaş, en hazin yanlarıyla birlikte anlatılıyor. Yaşar Kemal, sanki savaşın ortasında bir izleyiciymiş gibi bu satırları sayfalara dökmüştür. İnsan iliklerine kadar acıyı ve ürpertiyi hissediyor. "Sen hiç Sarıkamışı gördün mü kedi? Sarıkamış içinde Aynalı Çarşı. Aynalı Çarşı cehennem. Sen Aynalı Çarşıda uçup da denize gömülen gemileri hiç gördün mü? İyi ki görmedin. Sen hiç parça parça olmuş, üst üste tepelerce yığılmış, siperleri, koyakları, çukurları ağzına kadar doldurmuş ölüleri gördün mü? Ovalar dolusu çürümüş, kokmuş, kokusu insanı boğan ölülerin üstünden hiç yürüyerek geçtin mi? Sarıkamış savaşını görmemiş, yaşamamış insan dünyada hiçbir şeyi görmemiş, yaşamamış demektir." (sf:117)
...
Yaşar Kemal, savaşa ve insanlığa serzenişte bulunuyor."Savaş bitti. Belki daha sürüyor mu, diyorsun, bunlar savaşı bu akılla bitiremezler, bu insanlar, kendilerini yaratıkların en akıllısı sanıyorlar, bu yaratıkların en acınası yaratığı, yaratıklar içinde kendinin en ahmak yaratık olduğunu bilmeyecek kadar enayi, yediğinin içtiğinin, doğan güneşin, akan suyun, esen yelin, uçun bulutun, yağan yağmurun açan çiçeğin, büyüyüp gelişen meyvenin, tomurcuğun, yer altında çabalayan tohumun, uçan kuşun, petekteki arının, sayısız, milyarlarca, milyarlarca ışılayan rengin bir tansık olduğunu bilmeyecek kadar eşşek, hem de eşşeoğlu eşek. Bu korkunç yaratık gene savaş çıkaracak, ormanları yakacak, yüzlerce binlerce yıldır yaptığı şehirleri yıkacak." sf:115
...Genel hatlarıyla serinin ilk romanını ele almaya çalıştım. Savaşın, insan üzerinde bıraktığı etkiler azımsanamayacak ölçüde derindir. Savaşta ölen için iş bitmiş gibi gözükse de geride bıraktıkları derin yaralar alır. Savaşı bizzat cephede yaşayıp dönenler ise yaşayan bir ölüden farksızdır. (Konuyla ilişkili olarak yakın zamanda izlediğim "brothers- kardeşler" filmini insan üzerinde savaşın etkisini gözlemlemek açısından izlemenizi önerebilirim.) ...
Buraya kadar okuyan okuyucuya, genelde pek okunmuyor, kucak dolusu sevgilerimle.
*Eksik, hatalı bir söylem yazdığımı fark ederseniz gönül rahatlığıyla yazabilirsiniz. :)
...Sözümü kitaptan bir alıntıyla bitirmek isterim:
"Kaç geceyi gördük sabah olmamış."...